Nikola Tesla ile Yüz Yüze: Dünyanın Bir Gün Kablosuz Konuşacağını Nasıl Öngördünüz?
Radyo henüz emekleme dönemindeyken Nikola Tesla, insanların binlerce kilometre uzaktan birbirini görüp duyabileceğini, haberlerin kablosuz biçimde evlere ulaşacağını ve iletişim araçlarının bir insanın cebine sığacak kadar küçüleceğini anlatıyordu.
Peki Tesla geleceği gerçekten bugünkü cep telefonlarına kadar görebilmiş miydi? Yoksa onun sözleri, ölümünden sonra büyütülen bir efsanenin parçası mıydı?
“Tarihle Yüz Yüze” serisinin bu bölümünde Tesla’ya kablosuz iletişim hayalini, Marconi ile yaşadığı büyük tartışmayı, yarım kalan Wardenclyffe Kulesi’ni, yatırımcılarla ilişkisini, gerçekleşmeyen vaatlerini ve insanlardan giderek uzaklaşan hayatını soruyoruz.
Dünyaya yön veren isimlerle sıra dışı röportajlar…

New York Gecesinde Şimşeklerle Aydınlanan Bir Laboratuvar
1890’ların sonunda New York’tayız.
Şehrin sokaklarında at arabalarının tekerlek sesleri duyuluyor. Gaz lambaları kaldırımları solgun bir ışıkla aydınlatırken, binalardan birinin üst katındaki laboratuvarda gece henüz bitmemiş.
Kapıyı açtığımız anda keskin bir ozon kokusu yüzümüze çarpıyor.
Bakır teller, büyük bobinler, cam tüpler ve metal kürelerle dolu geniş odanın ortasında mor ve beyaz ışıklar titreşiyor. Tavana doğru yükselen elektrik boşalmaları, birkaç saniyede bir karanlığı yarıyor.
Masanın üzerinde çizimler, patent belgeleri ve dünyanın farklı bölgelerini gösteren büyük bir harita bulunuyor.
Odanın bir köşesinde küçük, metal bir tekne duruyor.
Üzerinde ne bir sürücü var ne de onu hareket ettirecek görünür bir bağlantı.
Karşımızdaki uzun boylu, ince yapılı adam, elindeki kumanda düzeneğine dokunduğunda teknenin lambaları yanıyor. Dümeni hareket ediyor. Tekne, görünmeyen bir emri yerine getirir gibi yön değiştiriyor.
Bunu izleyenlerin bir kısmı düzeneğin içinde gizlenmiş küçük bir insan bulunduğunu düşünüyor.
Bazıları ise karşılarındaki adamın tekneyi zihniyle yönettiğine inanıyor.
Nikola Tesla, şaşkın yüzlere bakıyor.
Fakat onun zihninde yalnızca küçük bir tekne yok.
O, görünmeyen dalgalarla birbirine bağlanmış bütün bir dünya hayal ediyor.
İnsanların okyanusların ötesinden konuştuğu, birbirini gördüğü, makineleri uzaktan yönettiği ve haberleri aynı anda öğrendiği bir dünya…
Masadaki çizimleri yavaşça kapatıyor.
Laboratuvarın içini bir kez daha şimşek aydınlatıyor.
Ve ilk sorumuzu soruyoruz.
Nikola Tesla ile Röportaj
Gazeteci:
Gelecekte insanların kablosuz iletişim kuracağını nasıl öngördünüz? Yaşadığınız dönemde telefon hatları bile her yere ulaşmamıştı.
Nikola Tesla:
Geleceği gördüğümü söylemek, gerçekte yaptığım işi olduğundan daha gizemli gösterir.
Ben geleceğe açılan bir pencereye bakmadım. Kendi çağımda ortaya çıkan gelişmelerin nereye varabileceğini düşünmeye çalıştım.
Elektriksel titreşimlerin uzaya ya da doğal ortama yayılabildiğini biliyorduk. Bir sinyalin tel olmadan gönderilebilmesi mümkünse, bu yalnızca birkaç harfin iletilmesiyle sınırlı kalmamalıydı.
Ses de bir titreşimdir.
Görüntü de bilgiye dönüştürülebilir.
Bir makinenin hareketleri de uzaktan gönderilen komutlarla kontrol edilebilir.
Benim için asıl soru, “Kablosuz iletişim mümkün mü?” değildi.
Asıl soru şuydu:
Bu iletişim ne kadar uzağa taşınabilir ve insan hayatının ne kadar büyük bir bölümünü değiştirebilir?
Tesla, yüksek frekanslı elektrik çalışmaları sırasında uzaktan sinyal ve enerji iletimine yöneldi. 1897’de yaptığı başvurulara dayanan patentlerinde, elektriksel titreşimlerin bir verici ile uzaktaki alıcı arasında doğal ortam üzerinden iletilmesini tarif ediyordu.
Gazeteci:
Fakat siz yalnızca telsiz mesajlardan söz etmediniz. İnsanların birbirini binlerce kilometre uzaktan göreceğini ve duyacağını da söylediniz. Bu düşünceye nasıl ulaştınız?
Nikola Tesla:
İnsanlar yeni bir teknolojiyi ilk gördüklerinde onu genellikle eski bir ihtiyacın daha hızlı biçimi olarak düşünür.
Telgraf bulunduğunda onun yalnızca yazılı mesaj göndereceği sanıldı.
Telefon ortaya çıktığında sesin taşınması büyük bir mucize olarak görüldü.
Oysa elektrik, yazının mı, sesin mi yoksa görüntünün mü taşındığını önemsemez. Gerekli olan, bilgiyi elektriksel işaretlere dönüştürmek ve alıcı tarafta yeniden anlaşılır hâle getirmektir.
Bir sistem sesi taşıyabiliyorsa, yeterli gelişmeyle görüntüyü de taşıyabilir.
Dünyanın bir ucunda gerçekleşen olay, diğer ucundaki insanlara yalnızca anlatılmakla kalmayacak; görülebilecek ve duyulabilecekti.
Benim ulaşmaya çalıştığım sonuç buydu.
Tesla, 1926’da yayımlanan bir söyleşide kablosuz iletişim geliştiğinde insanların uzaklıktan bağımsız biçimde haberleşebileceğini, birbirlerini sanki karşı karşıyaymış gibi görüp duyabileceğini ve bunu sağlayan aygıtların cepte taşınabilecek kadar küçük olacağını anlatmıştı.
Gazeteci:
Bu sözleriniz nedeniyle bugün “Tesla cep telefonunu ve interneti öngördü” deniliyor. Gerçekten akıllı telefonu mu tarif etmiştiniz?
Nikola Tesla:
Sizin kullandığınız cihazların elektronik yapısını, işlemcilerini, yazılımlarını veya iletişim ağlarını tarif ettiğimi söylemek doğru olmaz.
Ben belirli bir telefon modeli tasarlamadım.
Daha genel bir düşünce ortaya koydum:
Dünya çapında çalışan bir iletişim sistemi kurulacak, insanlar uzaklığa bağlı kalmadan haberleşecek, ses ve görüntü aktarılacak, kullanılan araçlar da zamanla küçülecekti.
Bugünkü aygıtlarınız bu düşüncenin gerçekleşmiş biçimlerinden biri olabilir.
Fakat “Tesla akıllı telefonu icat etti” denirse, bu gerçek bir başarıyı efsaneye dönüştürmek olur.
Bir geleceğin yönünü görmek başka, o geleceği meydana getiren bütün teknolojileri geliştirmek başkadır.
Gerçek mi, Rivayet mi?
Nikola Tesla Akıllı Telefonu Gerçekten Öngördü mü?
Tesla’nın 1926 tarihli söyleşisinde küresel ve anlık haberleşmeden, insanların uzaktan birbirini görüp duymasından ve iletişim aracının bir kişinin cebinde taşınabilecek kadar küçülmesinden söz ettiği doğrudur.
Bu sözler günümüzün cep telefonu ve görüntülü görüşme teknolojilerini güçlü biçimde çağrıştırmaktadır.
Ancak Tesla’nın dokunmatik ekran, mobil uygulama, internet protokolü, hücresel baz istasyonları veya modern akıllı telefonun teknik yapısını tasarladığı söylenemez.
Dolayısıyla en doğru ifade şudur:
Tesla akıllı telefonu icat etmedi; fakat kablosuz iletişimin küreselleşeceğini, ses ile görüntünün uzaktan aktarılacağını ve iletişim araçlarının küçülerek taşınabilir hâle geleceğini dikkat çekici biçimde öngördü.
Gazeteci:
Siz bu fikirlere ulaşırken başkaları da telsiz haberleşme üzerinde çalışıyordu. O hâlde sizi farklı kılan neydi?
Nikola Tesla:
Bir sinyali belirli bir noktadan diğerine göndermek önemliydi.
Fakat benim düşündüğüm sistem yalnızca iki istasyon arasında birkaç işaret taşımamalıydı.
Ben bütün dünyayı kapsayabilecek bir ağ düşünüyordum.
Gemiler konumlarını bildirebilecek, haberler aynı anda farklı ülkelere ulaşabilecek, saatler eşitlenebilecek, insanlar uzak yerlerde yaşanan olayları takip edebilecek ve makineler uzaktan yönetilebilecekti.
Kablosuz iletişimi yalnızca telgraf tellerinin ortadan kaldırılması olarak görmedim.
Onu, insanlığın birbirine bağlanması olarak gördüm.
Fakat kabul etmeliyim ki büyük bir düşünceye sahip olmak, onu çalışan, ekonomik ve güvenilir bir sisteme dönüştürmeye yetmez.
Bazen rakipleriniz daha dar bir hedef seçer ve onu sizden önce gerçekleştirir.
Gazeteci:
Burada Marconi’den mi söz ediyorsunuz?
Nikola Tesla:
Evet.
Marconi belirli bir amaca odaklandı: Mesajı telsiz olarak uzak mesafeye göndermek.
Ben ise aynı anda haberleşme, enerji aktarımı, küresel yayın ve uzaktan kontrol gibi çok daha geniş bir sistem kurmaya çalışıyordum.
O, daha sınırlı görünen bir hedefe yöneldi fakat çalışan sonuçlar ortaya koydu.
Benim projem ise büyüdükçe daha fazla para, daha büyük yapılar ve daha karmaşık deneyler gerektirdi.
Tarih yalnızca kimin daha büyük hayal kurduğunu değil, kimin o hayali kullanılabilir hâle getirdiğini de hatırlar.
Bu gerçeğin hoşuma gittiğini söyleyemem.
Fakat onu inkâr da edemem.
Gazeteci:
Marconi sizin fikirlerinizi çaldı mı?
Nikola Tesla:
Bir buluşun ortaya çıkışı çoğu zaman tek bir insanın bir sabah uyanıp her şeyi keşfetmesi kadar basit değildir.
Aynı dönemde birçok araştırmacı benzer sorunlarla uğraşır. Birinin geliştirdiği devreyi başka biri daha kullanışlı hâle getirir. Bir başkası bunu ticarileştirir.
Benim yüksek frekanslı devreler, ayarlı sistemler ve kablosuz iletim üzerine daha önce gerçekleştirdiğim çalışmalar vardı.
Marconi’nin sistemlerinde daha önce geliştirilmiş düşüncelerden yararlandığını düşünüyordum ve bu konuda öfkeliydim.
Fakat kablosuz iletişimin bütün tarihini yalnızca “Tesla veya Marconi” şeklindeki bir mücadeleye indirgemek de gerçeği eksik bırakır.
Hertz, Lodge, Stone ve daha birçok isim bu gelişimde rol oynadı.
Bir insanın hakkını korumak önemlidir.
Ama bilim tarihini, yalnızca tek bir kahramanın bütün dünyaya karşı savaştığı bir efsaneye dönüştürmek doğru değildir.
Tarihî Not: 1943 Tarihli Mahkeme Kararı Tesla’yı Radyonun Tek Mucidi mi İlan Etti?
Nikola Tesla hakkında en sık tekrarlanan iddialardan biri, ABD Yüksek Mahkemesinin 1943 yılında Tesla’yı “radyonun gerçek mucidi” ilan ettiği yönündedir.
Ancak karar bundan daha karmaşıktır.
Marconi Wireless Telegraph Company v. United States davasında mahkeme, Marconi şirketine ait bazı patent taleplerini daha önceki çalışmalar nedeniyle geçersiz saydı. Kararda Nikola Tesla’nın yanı sıra Oliver Lodge ve John Stone gibi isimlerin çalışmaları da değerlendirildi.
Mahkeme, “Radyoyu yalnızca Tesla icat etti” şeklinde genel bir hüküm vermedi.
Bu karar Tesla’nın kablosuz iletişimin gelişimindeki öncü katkılarının önemini gösterir; fakat radyonun tarihini tek bir mucide bağlamak bilimsel gelişmenin çok aktörlü yapısını gözden kaçırır.
Gazeteci:
1898 yılında uzaktan kumandalı bir tekne gösterdiniz. İnsanlar neden buna inanmakta zorlandı?
Nikola Tesla:
Çünkü karşılarında, kendi kendine hareket ediyor gibi görünen bir araç vardı.
Teknenin içinde onu yöneten bir insan bulunmadığını anlamakta zorlandılar. Bazıları gizli kablolar aradı. Bazıları telepati kullandığımı düşündü.
Oysa tekne, gönderdiğim kablosuz komutları alıyor ve içindeki mekanizmaları buna göre çalıştırıyordu.
Ben buna “telautomatik” diyordum.
Bu yalnızca eğlence amacıyla yapılmış bir oyuncak değildi.
İnsan bulunmadan hareket edebilen araçların, uzak ve tehlikeli bölgelere gönderilebileceğini düşünüyordum. Makineler, insanların hayatını riske atmadan görev yapabilirdi.
Fakat aynı teknoloji silahların uzaktan yönlendirilmesini de mümkün kılıyordu.
İnsanlığın her büyük buluşta karşılaştığı sorun burada da vardı:
Bir makineyi uzaktan yönetebilmek, onu hangi amaçla yöneteceğiniz sorusunu da beraberinde getirir.
Tesla’nın 1898’de Madison Square Garden’da sergilediği radyo kontrollü tekne, kablosuz uzaktan kumandanın en erken ve en dikkat çekici uygulamalarından biriydi. Tesla bu sistemi hareketli araçların teller veya fiziksel bağlantılar olmadan yönetilebilmesi amacıyla patentlemişti.
Gazeteci:
Uzaktan kontrol edilen silahların savaşları sona erdireceğini düşündüğünüz söyleniyor. Bu büyük bir yanılgı değil miydi?
Nikola Tesla:
İnsanlar bazen korkunç bir silahın savaşmayı anlamsız hâle getireceğini düşünür.
Eğer her ülke karşısındakini yok edebilecek güce ulaşırsa kimsenin savaşı başlatmaya cesaret edemeyeceği varsayılır.
Fakat teknoloji insanın ahlâkını kendiliğinden geliştirmez.
Bir makinenin gücü arttığında, onu kullanan insanın sorumluluğu da artmalıdır. Aksi hâlde aynı buluş barışı korumak yerine yıkımı daha uzak mesafeden gerçekleştirmeye yarar.
Ben makinelerin insan kaybını azaltabileceğini düşündüm.
Fakat insanların teknolojiyi her zaman benim umut ettiğim biçimde kullanacağına fazla güvenmiş olabilirim.
Gazeteci:
Colorado Springs’e neden gittiniz? New York’taki laboratuvarınız yeterli değil miydi?
Nikola Tesla:
New York’un ortasında gerçekleştiremeyeceğim büyüklükte deneyler yapmak istiyordum.
Çok yüksek gerilimlere, geniş bir alana ve elektriksel etkileri daha uzak mesafelerde gözlemleyebileceğim bir ortama ihtiyacım vardı.
Colorado Springs’te büyük bir verici kurdum.
Yapay şimşeklere benzeyen elektrik boşalmaları oluşturdum. Yeryüzünün elektriksel özelliklerini ve titreşimlerin uzak mesafelere nasıl taşınabileceğini araştırdım.
Benim için dünya yalnızca üzerinde yaşadığımız bir toprak parçası değildi.
Dev bir elektrik sisteminin parçasıydı.
Doğru frekans ve doğru düzenek bulunduğunda, bu büyük sistemin bir iletim ortamı olarak kullanılabileceğine inanıyordum.
Tesla, 1899’da Colorado Springs’te yüksek gerilim ve yüksek frekans deneyleri yapmak amacıyla bir istasyon kurdu. Burada yaklaşık 15 metre çapında büyük bir Tesla bobini inşa etti ve çalışmaları daha sonra Wardenclyffe’te kurmayı planladığı büyütücü vericiye temel oluşturdu.
Gazeteci:
Deneylerinizin gerçekten dünyanın her yerine enerji gönderilebileceğini kanıtladığını düşünüyor muydunuz?
Nikola Tesla:
O dönemde elde ettiğim sonuçların, düşüncelerimi desteklediğine inanıyordum.
Yakın mesafede lambaları kablosuz olarak yakabiliyor, güçlü elektriksel etkiler oluşturabiliyor ve ayarlanmış devreler arasında enerji aktarabiliyordum.
Bundan daha büyük bir sistemin daha uzun mesafelerde de çalışabileceği sonucuna vardım.
Fakat bugün bana şu soruyu yöneltmekte haklısınız:
Gözlemlerim, bütün dünyaya verimli ve ekonomik enerji aktarılabileceğini kesin biçimde kanıtlıyor muydu?
Hayır.
Bir ilkenin laboratuvarda çalışması ile bütün gezegeni kapsayan ekonomik bir sistem hâline gelmesi arasında büyük bir mesafe vardır.
Ben bazen bu mesafeyi, sahip olduğum güvenle kapatabileceğimi düşündüm.
Bilimsel ihtimal ile mühendislikte uygulanabilirlik arasındaki farkı küçümsediğim anlar oldu.
Tesla’nın patentleri yüksek gerilimli titreşimlerin doğal ortam üzerinden uzak bir alıcıya aktarılmasını hedefleyen sistemler tarif ediyordu. Ancak Wardenclyffe’in dünya çapında verimli kablosuz enerji dağıtımı yapabileceği uygulamada gösterilemedi.
Gazeteci:
Wardenclyffe Kulesi tam olarak ne yapacaktı? Mesaj mı gönderecekti, elektrik mi dağıtacaktı?
Nikola Tesla:
Başlangıçta yatırımcılara ticari bir haberleşme sistemi sundum.
Atlantik’in iki yakası arasında mesaj, haber, mali bilgi ve başka veriler aktarılabilecekti.
Fakat benim zihnimdeki amaç bundan büyüktü.
Aynı sistemin zaman işaretlerini, sesleri, görüntüleri ve sonunda elektrik enerjisini de taşımasını istiyordum.
Wardenclyffe yalnızca bir radyo istasyonu olmayacaktı.
Dünyanın farklı noktalarını tek bir kablosuz sistemde birleştirecek ilk merkez olacaktı.
Sorun şuydu:
Yatırımcı belirli bir hizmetin ne zaman satılacağını bilmek ister.
Ben ise henüz tamamlanmamış bir kule üzerinden bütün dünyanın geleceğini anlatıyordum.
Gazeteci:
J. P. Morgan size büyük miktarda para verdi. Buna rağmen proje neden tamamlanamadı?
Nikola Tesla:
Çünkü başlangıçta istediğim sistem ile daha sonra kurmaya çalıştığım sistem aynı büyüklükte değildi.
Projenin kapsamını genişlettim.
Daha güçlü bir kule, daha büyük verici ve daha fazla finansman istedim.
Bu sırada maliyetler yükseldi. Rakipler ilerledi. Marconi Atlantik ötesine sinyal gönderdi ve yatırımcılar daha hızlı sonuç veren sistemlere yöneldi.
Morgan’dan daha fazla para istedim, fakat bana güveni azaldı.
Onu yalnızca geleceği anlayamayan bir para sahibi olarak göstermek kolaydır.
Fakat onun açısından bakıldığında, sürekli büyüyen, tamamlanma tarihi belirsizleşen ve nasıl gelir sağlayacağı açık olmayan bir projeye yeniden para yatırması isteniyordu.
Ben büyük bir mühendislik hayalini savunuyordum.
O ise yatırımının karşılığını görmek istiyordu.
İkimizin dili aynı değildi.
Tesla, J. P. Morgan’dan Wardenclyffe için 150.000 doların üzerinde destek aldı. Projenin kapsamı büyüdükçe ek finansman aradı; ancak Morgan yeni kaynak sağlamadı. Kule tamamlanamadı ve yapı 1917’de yıkıldı.
Gazeteci:
Bazı anlatımlara göre Morgan, elektriği ücretsiz dağıtacağınızı öğrenince finansmanı kesti. Bu doğru mu?
Nikola Tesla:
İnsanlar karmaşık bir başarısızlığı tek bir kötü adama bağlamayı sever.
“Tesla bütün dünyaya bedava elektrik verecekti, güçlü iş insanları onu durdurdu” şeklindeki hikâye etkileyicidir.
Fakat yatırımın kesilmesini yalnızca buna bağlamak gerçeği fazla basitleştirir.
Proje pahalıydı.
Teknik hedefleri sürekli genişliyordu.
Ticari modeli belirsizdi.
Rakip sistemler daha somut sonuçlar gösteriyordu.
Ben elektriğin ve iletişimin insanlığa geniş biçimde ulaşmasını istiyordum. Fakat kurmaya çalıştığım sistemin üretim, bakım ve istasyon maliyetleri de olacaktı.
Enerji hiçbir maliyet olmadan ortaya çıkmayacaktı.
Bu nedenle “Morgan ücretsiz elektriği engelledi” sözü, tarihten çok güçlü bir efsaneye benzer.
Gerçek mi, Rivayet mi?
Wardenclyffe Dünyaya Bedava Elektrik Verecekti ve Morgan Bunu Engelledi mi?
Wardenclyffe’in Tesla’nın küresel kablosuz iletişim ve enerji aktarımı düşüncesinin merkezi olduğu doğrudur.
Ancak projenin yalnızca J. P. Morgan’ın “ücretsiz elektrikten korkması” nedeniyle durdurulduğunu gösteren kesin bir tarihî kanıt bulunmamaktadır.
Başarısızlıkta:
- Artan inşaat maliyetleri,
- Tesla’nın projenin kapsamını büyütmesi,
- Yeni yatırım bulamaması,
- Marconi’nin daha hızlı ticari ilerleme sağlaması,
- Küresel kablosuz enerji aktarımının teknik ve ekonomik belirsizlikleri
önemli rol oynadı.
Tesla’nın insanlığa ucuz ve yaygın enerji sağlama hayali gerçekti. Fakat bu hayalin tamamen hazır olduğu ve yalnızca çıkar çevreleri tarafından engellendiği iddiası tarihî kanıtların ötesine geçmektedir.
Gazeteci:
Siz büyük fikirlerinizi anlatırken zaman zaman gerçekleşmesi mümkün görünmeyen vaatlerde bulunuyordunuz. İnsanların güvenini kendiniz zedelemiş olabilir misiniz?
Nikola Tesla:
Evet.
Bir mucit yalnızca makine yapmakla kalmaz; insanları o makinenin geleceğine inandırmaya da çalışır.
Yatırım bulmak için düşüncenizin büyüklüğünü anlatmanız gerekir.
Fakat geleceği anlatırken ihtimal ile kesinlik arasındaki sınır kaybolabilir.
Ben bazı projelerimin kısa sürede tamamlanabileceğine gerçekten inanıyordum. Zihnimde makineleri bütün ayrıntılarıyla çalışırken görebiliyordum.
Ancak zihinde kusursuz çalışan bir sistem, gerçek dünyada malzeme, para, zaman ve insan hatalarıyla karşılaşır.
Belki de bazı hedeflerimi “yapılabilir” yerine “yakında yapılacak” diyerek anlattım.
Bu, rakiplerimin beni hayalperest olarak göstermesini kolaylaştırdı.
Gazeteci:
Kendinizi çağınızın diğer bilim insanlarından üstün mü görüyordunuz?
Nikola Tesla:
Yeteneklerime büyük güven duyuyordum.
Bazı sorunları başkalarının göremediği biçimde görebildiğimi düşünüyordum. Bir makineyi üretmeden önce zihnimde çalıştırabilir, parçalarının hareketlerini hayal edebilir ve sorunlarını düzeltebilirdim.
Bu yetenek bana büyük bir özgüven verdi.
Fakat özgüven, insanın eleştiriyi duymasını engellediğinde tehlikeli hâle gelir.
Rakiplerimin düşüncelerini bazen fazla kolay küçümsedim.
Ticari başarıyı bilimsel derinlikten daha değersiz gördüm. Buna rağmen projelerimi gerçekleştirebilmek için ticari desteğe ihtiyacım vardı.
Para dünyasını küçümsüyor, aynı zamanda onun beni finanse etmesini bekliyordum.
Bu çelişkinin bedelini ödedim.
Gazeteci:
Çok çalışmanız hayranlık uyandırıyor. Fakat çalışma biçiminiz sağlığınıza ve insanlarla ilişkinize zarar vermedi mi?
Nikola Tesla:
Bir problem zihnimi ele geçirdiğinde onu bırakmakta zorlanıyordum.
Günlerce, bazen gecelerce çalıştım.
Uykuyu zaman kaybı gibi gördüğüm dönemler oldu. İnsanlardan uzaklaştım. Düzen, temizlik ve belirli alışkanlıklar konusunda giderek daha katı hâle geldim.
Bunların hepsini yalnızca “dâhinin sıra dışı davranışları” diye romantikleştirmek doğru değildir.
İnsanın kendisini tamamen çalışmasına vermesi etkileyici görünebilir.
Fakat bir buluş için bedeninizi, dostluklarınızı ve hayatınızın geri kalanını tüketiyorsanız bunun da bir maliyeti vardır.
Ben insanlığın birbirine bağlanacağı bir dünya hayal ettim.
Fakat kendi hayatımda insanlardan giderek uzaklaştım.
Tesla, kendi otobiyografik anlatısında yoğun ve uzun çalışma dönemlerinin sağlığını zorladığını, araştırmalarına kendisini kaptırdığı zamanlarda bedensel ve zihinsel tükenme yaşadığını açıkça anlatmıştır.
Gazeteci:
İnsanların birbirine kablosuz biçimde bağlanmasının dünyaya barış getireceğine inanıyordunuz. Bugün iletişim çok hızlı; fakat savaşlar, nefret ve yanlış bilgiler hâlâ var. Yanıldınız mı?
Nikola Tesla:
İletişim eksikliği insanların birbirinden korkmasına ve birbirini yanlış anlamasına neden olabilir.
Bu yüzden uzaklıkların ortadan kalkmasının toplumları birbirine yaklaştıracağını düşündüm.
Fakat insanların birbirine ulaşabilmesi, birbirini mutlaka anlayacağı anlamına gelmiyor.
Aynı teknoloji doğru bilgiyi de yalanı da taşıyabilir.
Bir bilimsel keşif de bir nefret söylemi de saniyeler içinde milyonlara ulaşabilir.
Teknoloji mesafeyi kaldırır.
Fakat önyargıyı, hırsı ve düşmanlığı tek başına ortadan kaldırmaz.
Ben insanlığın iletişim kurma kapasitesini doğru öngörmüş olabilirim.
Fakat iletişimin insan karakterini ne kadar hızlı değiştireceği konusunda fazla iyimserdim.
Tesla, kablosuz haberleşmenin uluslar arasında daha yakın temas ve anlayış sağlayarak siyasi anlaşmazlıkları azaltabileceğine inanıyordu.
Gazeteci:
Bugünkü interneti görseydiniz en çok neye şaşırırdınız?
Nikola Tesla:
Dünyanın neredeyse bütün bilgisinin küçük cihazlar üzerinden erişilebilir olmasına hayran kalırdım.
Bir insanın cebindeki araçla kıtalar ötesindeki biriyle konuşabilmesi, görüntüsünü görebilmesi, kitap okuyabilmesi ve makineleri kontrol edebilmesi bana yabancı gelmezdi.
Bunlar, benim düşündüğüm küresel sistemin bazı amaçlarına benziyor.
Fakat insanların bu büyük imkânı saatler boyunca anlamsız görüntülere bakmak, birbirini aşağılamak veya yanlış bilgileri yaymak için kullanmasına şaşırabilirdim.
İnsanlık, tarihin en güçlü iletişim aracını kurmuş.
Asıl soru şu olurdu:
Bu araç insan düşüncesini büyütüyor mu, yoksa yalnızca dikkatini mi tüketiyor?
Gazeteci:
Bugün adınız etrafında çok sayıda komplo teorisi bulunuyor. Gizli silahlar, sınırsız enerji makineleri, kayıp icatlar… Bunlar hakkında ne söylerdiniz?
Nikola Tesla:
Gizem, eksik belgelerin bulunduğu yerde hızla büyür.
Hayatımın son dönemlerinde büyük fikirlerden söz ettim. Bazıları üzerinde yeterli deney yapamadım. Bazıları tasarım aşamasında kaldı. Bazı açıklamalarım da gazeteler tarafından daha çarpıcı hâle getirildi.
Ölümümden sonra çalışmalarımın incelenmesi, insanlarda gizli bir şeyler bulunduğu düşüncesini güçlendirdi.
Fakat her tamamlanmamış çizim çalışan bir makine değildir.
Her iddia kanıtlanmış bir keşif değildir.
Bir bilim insanına saygı göstermenin yolu, ona yapmadığı buluşları yüklemek değildir.
Gerçek başarılarım zaten yeterince büyüktür.
Beni efsanelerle savunmak, gerçek çalışmalarımı görünmez hâle getirir.
Gazeteci:
Hayatınızın sonunda neden maddi sıkıntı içindeydiniz? Bu, dünyanın büyük bir dâhiyi anlayamamasının sonucu muydu?
Nikola Tesla:
Dünya beni her zaman anlamadı.
Fakat bütün sorumluluğu dünyaya yüklemek dürüst olmaz.
Büyük gelir getirebilecek sistemler geliştirdim. Ancak ticari anlaşmaları yönetmekte, projelerin kapsamını sınırlamakta ve elde ettiğim imkânları korumakta başarılı değildim.
Kazandığım parayı yeni deneylere harcadım.
Bazen uygulanabilir projeler yerine çok büyük hedeflerin peşinden gittim.
Bazen destekçilerimi kaybettim.
Bazen de fikirlerimin değerinin, onların ekonomik gerçeklerden bağımsız olarak beni taşıyacağına inandım.
Bir insan büyük bir mucit olabilir ve yine de kötü bir iş insanı olabilir.
Bu ikisini birbirine karıştırmamak gerekir.
Gazeteci:
Bugün yaşasaydınız insanlara ne söylerdiniz?
Nikola Tesla:
Teknolojiyi yalnızca ne kadar hızlı olduğuyla değerlendirmeyin.
Onun insanı nereye götürdüğünü de sorun.
Birbirinizle anında konuşabiliyorsunuz. Fakat gerçekten birbirinizi dinliyor musunuz?
Dünyanın bilgisini cebinizde taşıyorsunuz. Fakat doğru ile yanlışı ayırmak için yeterince düşünüyor musunuz?
Makineleri uzak mesafelerden kontrol edebiliyorsunuz. Fakat makinelerin sizi yönlendirmesine ne kadar izin verdiğinizi fark ediyor musunuz?
Yeni bir buluş yaptığınızda yalnızca “Bu mümkün mü?” diye sormayın.
“Bu kimin hayatını iyileştirecek, kime zarar verebilir ve kontrolü kimin elinde olacak?” sorularını da sorun.
Bilim insanları büyük düşünmekten korkmamalıdır.
Fakat büyük düşünceler, büyük kanıtlar ve büyük sorumluluklar gerektirir.
Ben uzaklıkların ortadan kalkacağı bir dünya hayal ettim.
Siz o dünyayı kurdunuz.
Şimdi birbirinize gerçekten yaklaşmayı öğrenmelisiniz.
Röportajın Ardından: Tesla Geleceği Gerçekten Gördü mü?
Nikola Tesla geleceği doğaüstü bir güçle görmedi.
Onun yaptığı, elektrik, yüksek frekans, rezonans, kablosuz sinyal ve uzaktan kumanda çalışmalarının hangi sonuçlara ulaşabileceğini olağanüstü geniş bir hayal gücüyle değerlendirmekti.
1898’de radyo kontrollü bir tekneyi insanların karşısına çıkardı.
1890’ların sonunda küresel bir kablosuz sistem üzerinde çalıştı.
Wardenclyffe ile mesajların, haberlerin ve enerjinin uzak mesafelere gönderilebileceği bir merkez kurmaya çalıştı.
1926’da insanların uzaklıktan bağımsız olarak haberleşeceğini, birbirlerini görüp duyacağını ve iletişim araçlarının ceplerine sığacağını anlattı.
Bütün bunlar Tesla’nın, kablosuz iletişimin yalnızca Mors işaretlerinden ibaret kalmayacağını açık biçimde anladığını gösteriyor.
Ancak Tesla hakkında konuşurken gerçek başarı ile sonradan oluşturulan efsaneyi ayırmak gerekiyor.
Tesla interneti tek başına icat etmedi.
Akıllı telefonu tasarlamadı.
Radyonun gelişimindeki tek bilim insanı değildi.
Wardenclyffe’in bütün dünyaya verimli biçimde elektrik dağıtabileceğini kanıtlayamadı.
ABD Yüksek Mahkemesi de onu basit bir ifadeyle “radyonun tek mucidi” ilan etmedi.
Tesla’yı küçültmeden gerçeği söylemek mümkündür.
O; alternatif akım sistemlerinin gelişmesine büyük katkıda bulunan, yüksek frekanslı elektrik üzerine çığır açıcı çalışmalar gerçekleştiren, kablosuz uzaktan kumandayı etkileyici biçimde gösteren ve iletişimin küresel geleceğini çağının çok ötesinde değerlendiren büyük bir mucitti. Çok fazlı alternatif akım sistemi ve endüksiyon motoruna ilişkin çalışmaları, elektriğin uzak mesafelere verimli biçimde taşınmasında temel rol oynadı.
Fakat aynı Tesla, hedeflerini zaman zaman uygulanabilir sınırların ötesine taşıdı.
Bilimsel ihtimalleri ticari gerçeklere dönüştürmekte zorlandı.
Yatırımcılarla ilişkilerini sürdüremedi.
Büyük vaatleri, tamamlanmamış projelerinin önüne geçti.
İnsanlığı iletişim yoluyla birleştirmek isterken kendi hayatında giderek yalnızlaştı.
Onu etkileyici yapan da yalnızca başarıları değildir.
Nikola Tesla; büyük yetenekleri, sınırsız hayal gücü, kırgınlıkları, hırsı, yanlış hesapları ve başarısızlıklarıyla gerçek bir insandı.
Belki de onun hikâyesinden çıkarılacak en önemli sonuç şudur:
Geleceği hayal etmek büyük bir yetenektir. Fakat geleceği kurmak; hayalin yanında kanıt, sabır, iş birliği ve sınırlarını kabul edebilme cesareti de ister.
Bilgilendirme
Bu röportaj gerçek bir görüşme değildir. Sorular ve cevaplar, tarihî kaynaklarda yer alan bilgiler temel alınarak hazırlanmış kurgusal bir çalışmadır. Cevaplar ilgili şahsiyete ait doğrudan sözler olarak değerlendirilmemelidir.
Kaynakça
Nikola Tesla – 1926 tarihli Collier’s söyleşisi
Tesla’nın küresel kablosuz iletişim, uzaktan görüntü ve ses aktarımı ile cepte taşınabilir iletişim cihazına ilişkin öngörüleri.
Tesla Science Center at Wardenclyffe – Colorado Springs
Tesla’nın 1899’daki deneyleri, büyük bobini ve yüksek frekanslı kablosuz iletim çalışmaları.
Smithsonian Magazine – Wardenclyffe Tower
Wardenclyffe projesinin finansmanı, J. P. Morgan ile ilişkisi ve projenin başarısızlık süreci.
ABD Patenti 649,621 – Elektrik Enerjisinin İletimi İçin Düzenek
Tesla’nın uzak alıcıya doğal ortam üzerinden elektriksel titreşim aktarmayı amaçlayan patent açıklaması.
ABD Patenti 645,576 – Elektrik Enerjisinin İletim Sistemi
Tesla’nın yüksek gerilim, ayarlanmış devreler ve uzak mesafeli enerji aktarımı yaklaşımı.
ABD Yüksek Mahkemesi – Marconi Wireless Telegraph Company v. United States
Marconi patentleriyle ilgili 1943 tarihli karar ve Tesla dâhil önceki çalışmaların değerlendirilmesi.
Nikola Tesla Müzesi – Uzaktan Kumandalı Tekne
Tesla’nın 1898’de gösterdiği kablosuz kontrollü tekne ve telautomatik sistemi.
American Physical Society – Nikola Tesla
Tesla’nın çok fazlı alternatif akım sistemi, motorları ve elektrik teknolojisine katkıları.
Etiketler
Nikola Tesla, Tarihle Yüz Yüze, kablosuz iletişim, Tesla’nın icatları, Wardenclyffe Kulesi, Marconi, radyo tarihi, elektrik tarihi, alternatif akım, uzaktan kumanda, bilim tarihi, teknoloji tarihi, tarihî röportaj, kurgusal röportaj, dünyaya yön verenler, bulmacasitesi.com.tr
Haber :
Paylaşımda sorun mu yaşıyorsunuz?
- Haber sayfasını Chrome veya normal tarayıcınızda açın.
- Tarayıcının sağ üst köşesindeki üç nokta (⋮) menüsüne dokunun.
- Menüden Paylaş seçeneğini seçin.
- Açılan listeden Facebook veya Facebook Lite uygulamasına dokunun.
Bu yöntemle haber bağlantısı, başlığı ve kapak görseli paylaşımınıza doğru şekilde eklenir.
ETİKETLER : Yazdır







