Bulmaca Sitesi: Bilginin Eğlenceyle Buluştuğu Portal.
logo
  •  
    •  » RÖPORTAJLAR
    •  » BİLİM VE YÖN VERENLER
    •  » SPOR
    •  » EĞİTİM
    •  » DÜNYA
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » HABER ARA
    •  » TÜM HABERLER
    •  » VİDEOLU HABERLER
    •  » TÜM MAKALELER
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » GÜNÜN HABERLERİ
    •  » İNGİLİZCE
  • KELİME AVI
  • GÜNCEL
  • HARF SEÇMELİ
  • GİZLİ KELİME
  • QUİZ BULMACA
  • KARE BULMACA
  • ARDUNİO
  • YAŞAM
23 Ağustos 2026 Pazar
  1. Bilim ve Yön Verenler

Ömrünü Kayıp Bilim Mirasını Ortaya Çıkarmaya Adadı: Fuat Sezgin'in İzleri Hâlâ Yaşıyor

 Yayınlanma : 08-07-2026 | 21 : 23 25
 Güncelleme : 08-07-2026 | 21 : 23 25
Haber Görseli
Bu görsel, yapay zekâ ile oluşturulmuş temsili bir canlandırmadır.
        

Fuat Sezgin, İslam bilim tarihine adadığı ömrüyle dünyanın en önemli bilim tarihçilerinden biri oldu. Yazma eserlerin izini sürdü, unutulmuş bilim insanlarını gün yüzüne çıkardı ve İslam medeniyetinin bilim tarihindeki yerini belgelerle ortaya koydu.

Üniversiteden Uzaklaştırıldı, Süleymaniye Kütüphanesi’ne Gitti

1960 yılının sonlarına doğru İstanbul sokaklarında gazete satan çocuklar, 147 akademisyenin üniversitelerden uzaklaştırıldığını duyuruyordu.

Fuat Sezgin de gazetelerden birini satın aldı. Listeye baktığında kendi adını gördü.

Yıllarını verdiği İstanbul Üniversitesindeki görevi bir anda sona ermişti. Fakat o gün yaptığı şey, karakterini ve bilime bağlılığını anlatmaya yeterdi: Üniversiteye gitmek yerine Süleymaniye Kütüphanesi’ne yöneldi ve çalışmaya devam etti.

Öğrencileri ve asistanları onu saatler sonra kütüphanede kitapların arasında buldu.

Bir süre sonra Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldığında yanında büyük bir servet yoktu. Birkaç parça giysi ile yıllardır incelediği yazma eserlere ait yaklaşık 20-25 bin fişi bir valize yerleştirdi. O valiz, gelecekte bilim tarihinin en kapsamlı çalışmalarından birine dönüşecek araştırmaların temelini taşıyordu.

Mühendis Olmak İçin Geldiği İstanbul’da Hayatının Yönü Değişti

24 Ekim 1924’te Bitlis’te doğan Fuat Sezgin, 1943 yılında İstanbul’a geldiğinde matematik okuyup mühendis olmayı düşünüyordu.

Bir yakınının tavsiyesiyle İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsünde Alman bilim insanı Hellmut Ritter’in seminerine katılması, bütün planlarını değiştirdi.

Ritter derste Hârizmî, İbn Heysem, Bîrûnî ve Ebü’l-Vefâ el-Bûzcânî gibi bilim insanlarından söz ediyordu. Fuat Sezgin bu isimlerin önemli bir bölümünü daha önce duymamıştı. İslam dünyasında matematik, astronomi, tıp ve doğa bilimleri alanında böylesine güçlü bir bilim geleneği bulunduğunu öğrenmesi onu derinden etkiledi.

Mühendislik düşüncesinden vazgeçerek Ritter’in öğrencisi olmaya karar verdi.

Ancak Ritter kolay bir öğretmen değildi. Derslerine birkaç dakika geç kalınmasına bile tahammül etmiyor, öğrencilerinden dil öğrenmelerini ve büyük bir disiplinle çalışmalarını bekliyordu. Fuat Sezgin, hayatı boyunca taşıyacağı çalışma düzenini büyük ölçüde bu dönemde kazandı.

Yıllar sonra kendi bilim yolculuğunu anlatırken, Ritter’in sözlerinin kendisini İslam bilim tarihini öğrenmeye yönelttiğini ve bunun için gece gündüz çalıştığını ifade edecekti.

Kitapların Arasında Yürütülen Bir Bilim Arkeolojisi

Fuat Sezgin’in yaptığı çalışma yalnızca eski bilim insanlarının hayatlarını anlatmak değildi.

O, dünyanın farklı kütüphanelerinde bulunan Arapça yazmaları inceliyor; bir eserin yazarını, yazıldığı dönemi, günümüze ulaşan nüshalarını ve hangi bilimsel düşünceleri içerdiğini araştırıyordu.

Bazen bir bilim insanının adı yalnızca başka bir kitabın birkaç satırında geçiyordu. Bazen kaybolduğu düşünülen bir eserin nüshası, başka bir ülkedeki kütüphanenin kataloğunda bulunuyordu. Bazı yazmalar yanlış kişilere ait gösterilmiş, bazıları ise yüzyıllarca yeterince incelenmeden raflarda beklemişti.

Sezgin, bu dağınık parçaları bir araya getirdi.

Bu yönüyle yaptığı iş, bir bakıma bilim arkeolojisiydi. Bir arkeolog toprağın altındaki parçaları birleştirerek geçmişteki bir şehri ortaya çıkarırken Fuat Sezgin de yazmaların, katalogların ve eski kaynakların izini sürerek unutulmuş bir bilim dünyasını yeniden kuruyordu.

Buhârî Araştırmasıyla Yerleşik Bir Görüşe İtiraz Etti

Fuat Sezgin’in erken dönem çalışmalarından biri, İslam tarihinin en önemli hadis âlimlerinden Buhârî’nin kullandığı kaynaklarla ilgiliydi.

O dönemde bazı araştırmacılar, erken hadis çalışmalarının büyük ölçüde sözlü aktarıma dayandığını düşünüyordu. Sezgin ise Buhârî’nin eserini incelerken daha eski yazılı kaynaklardan yararlanıldığını gösteren bağlantılar tespit etti.

Bu çalışma, hadis literatürünün oluşumunda yazılı kaynakların rolünü yeniden değerlendiren önemli bir akademik itiraz ortaya koydu. Sezgin’in araştırması, onun yalnızca mevcut bilgileri aktaran değil, kaynakları karşılaştırarak yerleşik görüşleri sorgulayan bir bilim insanı olduğunu da gösteriyordu.

Bir Askerî Darbe Bilim Yolculuğunu Durduramadı

1960 askerî darbesinden sonra hazırlanan listede Fuat Sezgin’in de adı bulunuyordu. Üniversitedeki görevine son verilen 147 akademisyenden biri olmuştu.

Yale, Berkeley ve Frankfurt üniversitelerinden çalışma teklifleri aldı. Araştırmaları için İstanbul, Kahire ve İran’daki yazma eser merkezlerine ulaşabilmenin önemli olduğunu düşünerek Frankfurt’u tercih etti.

1961 yılında Almanya’ya gitti ve Goethe Üniversitesinde çalışmalarına başladı. İlk daveti yalnızca birkaç aylık bir görevlendirmeydi. Buna rağmen karşılaştığı belirsizliklerin araştırmalarını durdurmasına izin vermedi.

1965 yılında Arap-İslam doğa bilimleri tarihi alanında habilitasyon çalışmasını tamamladı; ardından bilimler tarihi profesörü oldu.

Türkiye’deki üniversite görevini kaybetmişti. Fakat yeni bir ülkede, dünya bilim tarihinin en önemli araştırma merkezlerinden birini kuracağı yolculuk başlamıştı.

17 Ciltlik Bir Bilim Hafızası: GAS

Fuat Sezgin’in hayatının en büyük eseri, Almanca adıyla Geschichte des Arabischen Schrifttums, kısa adıyla GAS oldu.

İlk cildi 1967 yılında yayımlanan ve zamanla 17 cilde ulaşan bu eser, sıradan bir kitap listesi değildi.

GAS’ta Kur’an ve hadis ilimlerinden tarihe, tıp ve eczacılıktan zoolojiye; kimya ve botanikten matematik, astronomi, meteoroloji, coğrafya ve haritacılığa kadar çok geniş bir alan ele alındı.

Sezgin yalnızca hangi kitabın yazıldığını belirtmiyordu. Eserlerin yazarlarını, içeriklerini, günümüze ulaşan nüshalarını, farklı kütüphanelerdeki kayıtlarını ve bilim tarihindeki yerlerini de araştırıyordu.

Bu nedenle GAS, kaybolduğu veya unutulduğu sanılan büyük bir bilimsel birikimin haritası hâline geldi.

Bir araştırmacı, örneğin 10. yüzyılda astronomi alanında yazılan eserleri incelemek istediğinde yalnızca birkaç tanınmış isimle karşılaşmıyor; hangi bilim insanının ne yazdığını ve bu eserin hangi kütüphanede bulunabileceğini de görebiliyordu.

1967 ile 2015 yılları arasında yayımlanan 17 ciltlik çalışma, uluslararası bilim çevrelerinde temel başvuru kaynaklarından biri kabul edildi. Goethe Üniversitesi de GAS’ı alanında uluslararası standart eserlerden biri olarak nitelendirdi.

Sayfalardaki Çizimleri Üç Boyutlu Bilim Aletlerine Dönüştürdü

Fuat Sezgin’i diğer birçok bilim tarihçisinden ayıran en önemli çalışmalardan biri, eski bilim aletlerinin yeniden yapılmasını sağlamasıydı.

Araştırdığı yazmalarda usturlapların, gök kürelerinin, saatlerin, ölçüm araçlarının, mekanik düzeneklerin ve çeşitli gözlem cihazlarının tarifleri bulunuyordu. Ancak bu aletlerin büyük bölümü günümüze ulaşmamıştı.

Geride yalnızca çizimler, teknik açıklamalar ve bazı parçalar kalmıştı.

Sezgin şu önemli sorunun peşine düştü:

Bu kitaplarda anlatılan bilim aletleri gerçekten çalışıyor muydu ve tariflere bakılarak yeniden yapılabilir miydi?

Araştırmacılar, mühendisler ve ustalarla birlikte eski kaynaklardaki çizimleri incelemeye başladı. Aletlerin ölçüleri, hareketli parçaları ve çalışma esasları araştırıldı. Ardından bunların aslına uygun modelleri hazırlandı.

Böylece bir yazma eserin sayfalarında duran çizim, yüzyıllar sonra yeniden üç boyutlu bir nesneye dönüştü.

Bu modeller arasında gökyüzü gözlemlerinde ve zaman hesaplamalarında kullanılan usturlaplar, güneş ve su saatleri, gök küreleri, denizcilik araçları, geometrik ölçüm cihazları, optik düzenekler ve mekanik saat sistemleri bulunuyordu. Müzenin tanıttığı örnekler arasında Emeviye Camisi Güneş Saati, El-Cezerî’nin Kupa Saati, Fas Su Saati ve Dakika Terazisi gibi düzenekler de yer aldı.

“Bir Odayı Doldurabilir miyim?” Diye Başladı

Fuat Sezgin bu projeye başlarken çok büyük bir müze kuracağından emin değildi.

Kendisinden önce Alman fizikçi ve bilim tarihçisi Eilhard Wiedemann, yaklaşık 30 yıllık çalışmayla eski kaynaklara dayanarak yalnızca birkaç bilim aleti modeli hazırlayabilmişti.

Sezgin başlangıçta yaklaşık 30 alet yaptırabilmeyi ve hiç değilse bir odayı doldurmayı umut ediyordu.

Fakat araştırmalar ilerledikçe kaynaklarda anlatılan aletlerin sayısı arttı. Yeni çizimler, tarifler ve örnekler bulundu. Hazırlanan koleksiyon zamanla birkaç düzineyi değil, yüzlerce bilim aletini kapsadı.

Frankfurt’taki koleksiyon yaklaşık 800 sergi nesnesine ulaştı. Bunlar astronomi, geometri, fizik, optik, coğrafya, kimya, denizcilik, tıp, mimari, mineraloji ve teknik gibi çok farklı alanlara aitti.

Bir odayı doldurup dolduramayacağını düşünerek başlayan çalışma, dünyanın en kapsamlı İslam bilim ve teknoloji tarihi koleksiyonlarından birine dönüştü.

 

Bu Modeller Neden Bu Kadar Önemliydi?

Fuat Sezgin’in hazırlattığı modeller yalnızca müzelerde sergilenen güzel nesneler değildi.

Her model, eski bir bilimsel metnin uygulanabilir olup olmadığını gösteren somut bir çalışmaydı.

Bir su saatinin yeniden yapılması, metindeki mekanik tariflerin gerçekten çalışabildiğini gösteriyordu. Bir astronomi aletinin kurulması, dönemin bilim insanlarının gökyüzünü yalnızca teorik olarak incelemediğini; gözlem yapabilecek araçlar geliştirdiğini ortaya koyuyordu.

Harita, pusula ve denizcilik araçları; açık denizlerde yön ve konum belirlemek için kullanılan bilgi birikimini gözler önüne seriyordu. Optik ve tıp aletleri ise İslam dünyasındaki bilim çalışmalarının yalnızca astronomi ve matematikle sınırlı olmadığını gösteriyordu.

Bu nedenle modeller, geçmişe ilişkin övgü cümlelerinin yerine somut kanıtlar koyuyordu.

Ziyaretçi bir kitabın içinde “gelişmiş bir astronomi aleti yapıldı” cümlesini okumakla kalmıyor; tariflere dayanılarak yeniden hazırlanmış aleti karşısında görebiliyordu.

Frankfurt’ta Bir Enstitü ve Büyük Bir Kütüphane Kurdu

Fuat Sezgin, 1978 yılında Kral Faysal İslami İlimler Ödülü’ne layık görüldü. Bu ödülün sağladığı imkânları da değerlendirerek 1982 yılında Goethe Üniversitesine bağlı Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsünü kurdu.

Enstitüde yalnızca kendi eserleri üzerinde çalışılmadı. Nadir kaynaklar yeniden yayımlandı, eski bilimsel metinler araştırmacıların kullanımına sunuldu ve bilim aletlerinin modelleri hazırlandı.

Sezgin, hayatı boyunca topladığı yaklaşık 45 bin kitap ile 10 bin mikrofilmden oluşan büyük bir bilim tarihi kütüphanesi de meydana getirdi.

Böylece dünyanın farklı bölgelerine dağılmış kaynakların önemli bir bölümü, araştırmacıların birlikte inceleyebileceği bir merkezde toplandı.

Bilim Tarihini İstanbul’da Görünür Hâle Getirdi

Fuat Sezgin’in uzun yıllar süren çalışmalarının Türkiye’deki en somut sonucu, İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi oldu.

Gülhane Parkı içerisindeki tarihî yapılarda kurulan müze 2008 yılında açıldı. Astronomi, coğrafya, denizcilik, saat teknolojisi, geometri, optik, tıp, kimya, fizik, mimari ve mühendislik gibi alanlara ait 700’ü aşkın obje sergilenmeye başlandı.

Müzede ziyaretçiler yalnızca geçmişte kullanılan aletleri görmüyor.

Bir medeniyetin başka medeniyetlerden bilgi aldığını, bu bilgiyi geliştirdiğini ve daha sonra başka coğrafyalara aktardığını da fark ediyor.

Çünkü Fuat Sezgin’in anlatmak istediği bilim tarihi, birbirinden kopuk medeniyetlerin yarışı değildi. Bilim; Yunan, Hint, İran, İslam ve Avrupa dünyalarının farklı dönemlerde katkıda bulunduğu, birbirine eklenen büyük bir insanlık birikimiydi.

İslam dünyasındaki bilim insanları önceki medeniyetlerden gelen eserleri yalnızca tercüme etmemiş; onları eleştirmiş, düzeltmiş, geliştirmiş ve yeni çalışmalarla zenginleştirmişti. Fuat Sezgin’in araştırmaları bu sürekliliğin belgelerini görünür hâle getirdi.

Geçmişi Övmek Değil, Belgelerle Göstermek İstedi

Fuat Sezgin’in çalışmaları yalnızca “Geçmişte büyük bilim insanlarımız vardı” demekten ibaret değildi.

Onun yönteminde iddiaların arkasında yazmalar, kitaplar, çizimler, kataloglar ve yeniden yapılmış aletler bulunuyordu.

Bir bilim insanının katkısını anlatırken hangi eseri yazdığını, eserin hangi kütüphanede bulunduğunu ve sonraki araştırmacılar üzerindeki etkisini göstermeye çalışıyordu.

Bu nedenle onun asıl mirası, geçmişe duyulan gururdan önce bilimsel çalışma disiplinidir.

Fuat Sezgin’in hayatı, bir medeniyetin bilim tarihindeki yerinin sloganlarla değil; sabır, dil bilgisi, kaynak araştırması ve belgelerle ortaya konulabileceğini gösterdi.

Ardında Kitaplardan Daha Büyük Bir Miras Bıraktı

Fuat Sezgin, 30 Haziran 2018’de İstanbul’da hayatını kaybetti.

Gülhane Parkı’nda, kurulmasına öncülük ettiği İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesinin yakınında toprağa verildi.

Ardında 17 ciltlik GAS’ı, on binlerce kitap ve mikrofilmden oluşan bir kütüphaneyi, araştırma enstitülerini ve yüzlerce bilim aletinin yeniden hazırlanmış modelini bıraktı.

Fakat onun en büyük başarısı yalnızca yazdığı kitapların veya kurduğu müzelerin sayısı değildi.

O, yüzlerce yıl boyunca bilim üreten fakat modern bilim tarihi anlatılarında yeterince görünmeyen insanların izlerini takip etti. Kaybolan eserlerin adlarını buldu, unutulan bilim insanlarını yeniden tanıttı ve eski yazmalarda anlatılan aletleri yeniden ayağa kaldırdı.

Üniversiteden uzaklaştırıldığı gün Süleymaniye Kütüphanesi’ne giderek çalışmaya devam eden genç akademisyen, yıllar sonra dünya bilim tarihinin eksik bırakılmış büyük bir bölümünü görünür hâle getirdi.

Fuat Sezgin geçmişi yalnızca anlatmadı. Dağılmış parçaları topladı, belgeleri buldu ve unutulmuş bir bilim çağını insanlığın ortak hafızasına yeniden kazandırdı.

Kaynaklar

Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı – Fuat Sezgin’in öz geçmişi, eserleri ve öncülüğündeki kuruluşlar.

Goethe Üniversitesi Frankfurt – Fuat Sezgin’in akademik çalışmaları, Arap-İslam Bilimleri Tarihi Enstitüsü ve bilim aletleri koleksiyonu.

Al-Furqan Islamic Heritage Foundation – Geschichte des Arabischen Schrifttums katalog kaydı ve cilt içerikleri.

İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi – Müze koleksiyonu, bilim alanları ve sergilenen eserler.

 

 


Haber : 


Paylaşımda sorun mu yaşıyorsunuz?
Mobil Facebook paylaşımında haber bağlantısı görünmüyorsa:
  1. Haber sayfasını Chrome veya normal tarayıcınızda açın.
  2. Tarayıcının sağ üst köşesindeki üç nokta (⋮) menüsüne dokunun.
  3. Menüden Paylaş seçeneğini seçin.
  4. Açılan listeden Facebook veya Facebook Lite uygulamasına dokunun.

Bu yöntemle haber bağlantısı, başlığı ve kapak görseli paylaşımınıza doğru şekilde eklenir.

ETİKETLER : Yazdır

  • Fuat Sezgin

  Yorumlar

Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış
Çağları Aşan Zihin: Leonardo da Vinci Kimdir
Çağları Aşan Zihin: Leonardo da Vinci Kimdir?
Karanlığı Aydınlatan Fikirlerin Adamı: Thomas Edison Kimdir
Karanlığı Aydınlatan Fikirlerin Adamı: Thomas Edison Kimdir?
Görünmeyen Düşmanı Bulan Adam: Louis Pasteur Kimdir
Görünmeyen Düşmanı Bulan Adam: Louis Pasteur Kimdir?
Gökyüzüne Bakıp Dünyanın Yerini Değiştiren Adam: Galileo Galilei Kimdir
Gökyüzüne Bakıp Dünyanın Yerini Değiştiren Adam: Galileo Galilei Kimdir?
Bir Elma Değil, Bir Çağ Düştü: Isaac Newtonun Fikirleri Dünyayı Değiştirdi
Bir Elma Değil, Bir Çağ Düştü: Isaac Newton'un Fikirleri Dünyayı Değiştirdi

 Dünyadan


  • Dünyada Son 24 Saatte Öne Çıkan 4 Gelişme bir duyuru
    Dünyada Son 24 Saatte Öne Çıkan 4 Gelişme bir duyuru
  • Roma’yı Sonsuza Dek Değiştiren İmparator
  • PHP'de Ternary Operatör Kullanımı: Kapsamlı Rehber
  • Futbol nedir , forvet , santrafor kime denir
  • Kızıl Nehir Felaketi 1931
  • İngiltere'nin en yüksek beyaz tebeşir kayalıkları
  • Sıradışı kral : Kral Faysal
  • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü

 Çok Okunanlar


  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY

» Henüz BUGÜN Haber Görünmüyor
  • Abraham Lincoln: Köleliğe Karşı Verdiği Mücadelede Ülkesinin Bölünmesini Göze Almış mıydı
    Abraham Lincoln: Köleliğe Karşı Verdiği Mücadelede Ülkesinin Bölünmesini ..
  • Onu Yenilgiye Götüren Şey Düşmanları mıydı, Yoksa Kendi Hırsı mı
    Onu Yenilgiye Götüren Şey Düşmanları mıydı, Yoksa Kendi ..
  • Çağları Aşan Zihin: Leonardo da Vinci Kimdir
    Çağları Aşan Zihin: Leonardo da Vinci Kimdir?
  • Bakmak Yetmez, Fark Edebilir misiniz Gizli Nesne Oyununun Tüm Sahneleri Açıldı
    Bakmak Yetmez, Fark Edebilir misiniz? Gizli Nesne Oyununun ..
  • Nene Hatun: Aziziye Tabyasına Doğru İlerlerken Korkuyor muydu
    Nene Hatun: Aziziye Tabyası’na Doğru İlerlerken Korkuyor muydu?
  • Mimar Sinan ile Yüz Yüze: Selimiye Camiinde Neyi Başarmak İstediniz
    Mimar Sinan ile Yüz Yüze: Selimiye Camii’nde Neyi ..
  • Sudoku Artık Sadece Oynatmıyor, Öğretiyor: Yeni Uygulamamız Yayında
    Sudoku Artık Sadece Oynatmıyor, Öğretiyor: Yeni Uygulamamız Yayında

 Editörden


  • Tarihin En Büyük İsimleri Sorularımızın Karşısına Oturuyor: “Tarihle Yüz Yüze” Başlıyor
    Tarihin En Büyük İsimleri Sorularımızın Karşısına Oturuyor: “Tarihle Yüz Yüze” Başlıyor
  • Kırk Yıllık Sır Ortaya Çıkıyor! "Şehrin Sırrı"nda Geçmişin Kapıları Aralanıyor
  • Şehrin Sırrı Başlıyor: Büşra’nın Dünyası ile İngilizce’de Yepyeni Bir Hikâye Serisi Yayında
  • Tehlikeli QR Kodlara Karşı Güvenli Tarama
  • Çileğin tarihçesi , yetiştirildiği ülkeler ve kullanıldığı alanlar
  • Ülkemizde kutlanan önemli gün ve haftalar
  • Oryantiring nedir nasıl oynanır
  • Türkiye'de ilk sinema ve gösterime giren film
  • Atatürk de 1935 yılından vefatına kadar yurt gezilerinde kullandı

 Son Haberler


  • Onu Yenilgiye Götüren Şey Düşmanları mıydı, Yoksa Kendi Hırsı mı?
    Onu Yenilgiye Götüren Şey Düşmanları mıydı, Yoksa Kendi Hırsı mı
  • Abraham Lincoln: Köleliğe Karşı Verdiği Mücadelede Ülkesinin Bölünmesini Göze Almış mıydı?
    Abraham Lincoln: Köleliğe Karşı Verdiği Mücadelede Ülkesinin Bölünmesini Göze Almış mıydı
  • Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u Fethedeceğine En Başından Beri İnanıyor muydu?
    Fatih Sultan Mehmet İstanbulu Fethedeceğine En Başından Beri İnanıyor muydu
  • Kanuni Sultan Süleyman: Gücünün Zirvesindeyken Aldığı En Zor Karar Neydi?
    Kanuni Sultan Süleyman: Gücünün Zirvesindeyken Aldığı En Zor Karar Neydi
  • ANA SAYFA
  • İLETİŞİM
    • » İletişim Bilgileri
  • Bize Ulaşın
  • GALERİ
    • » Foto Galeri
    • » Video Galeri
  • duyurular
  • HNS-ALFA Haber Sitesi
Bulmaca Sitesi: Bilginin Eğlenceyle Buluştuğu Portal.
©  bulmacasitesi.com.tr
İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.