Görev: Hikâyeyi oku; kelimelerin anlamını ve okunuşunu incele. Cümle oku, Omurga ve Prensipler ile yapıyı çalış.
Okunuş: Hel se-tetemekkenu Munâ min cami edilletin kâfiyetin li’l-kadıyyeti?Türkçesi: Muna dava için yeterli kanıt toplayabilecek mi?
Okunuş: Ve keyfe se-yekûnu raddu fili’l-âileti indemâ talemu enne muhâmiyeten tedahhalet fi’l-kadıyyeti’l-âne?Türkçesi: Ve artık bir avukatın dahil olduğunu öğrendiklerinde aile nasıl tepki verecek?
Okunuş: Bade en tuline Munâ resmiyyen tevelliyehâ’l-kadıyyete, yenteşiru’l-haberu esraa mimmâ kâne mutevakkaan.Türkçesi: Muna davayı aldığını resmen duyurduktan sonra haber beklenenden hızlı yayılır.
Okunuş: Tebdeu eş-şâiâtu fi’l-medîneti.Türkçesi: Şehirde söylentiler başlar.
Okunuş: Lâ yarifu ehadun bi’d-dabti mâ yahdusu, lâkinne’l-cemîa yeşuru bi-enne şeyen kad teğayyara.Türkçesi: Kimse tam olarak ne olduğunu bilmez ama herkes bir şeyin değiştiğini hisseder.
Okunuş: Bade yevmeyni, tasılu risâletun ilâ mektebeti Ahmed Bey.Türkçesi: İki gün sonra Ahmet Bey'in kütüphanesine bir mektup gelir.
Okunuş: Ale’z-zarfi ismu ehadi eşheri mekâtibi’l-muhâmâti fi’l-medîneti.Türkçesi: Zarfın üzerinde şehrin en tanınmış hukuk bürolarından birinin adı vardır.
Okunuş: Fî dâhilihâ tahzîrun resmiyyun yeddeî enne’l-vesâika ğayru muvessakatin ve mudalliletun.Türkçesi: İçinde belgelerin doğrulanmamış ve yanıltıcı olduğunu iddia eden resmi bir uyarı vardır.
Okunuş: Kuntu etevakkau hâzâ, yekûlu Munîrun bi-hudûin.Türkçesi: Bunu bekliyordum, der Münir sakince.
Okunuş: Lâkinne hâzâ len yûkıfenâ.Türkçesi: Ama bu bizi durdurmayacak.
Okunuş: Hâzihi alâmetun alâ ennehum kalikûne, tekûlu.Türkçesi: Bu onların endişelendiğinin bir işareti, der.
Okunuş: Lev lem yekun hunâke şeyun hakkan, fe-li-mâzâ kânû se-yetesarrafûne bi-hâzihi’s-surati?Türkçesi: Burada gerçekten hiçbir şey olmasaydı, neden bu kadar hızlı tepki versinlerdi?
Okunuş: Fî zâlike’l-mesâi nefsihî, yasılu şahsun ilâ menzili Elîfe.Türkçesi: Aynı akşam Elif'in evine biri gelir.
Okunuş: Huve raculun yertedî melâbise resmiyyeten, ve yetehaddesu bi-savtin muhezzebin lâkinnehû bârîdun.Türkçesi: Resmi kıyafetli, kibar ama soğuk bir sesle konuşan bir adamdır.
Okunuş: Fi’l-yevmi’t-tâlî, teltekî Elîfu ve Munîrun bi-mumessili’l-âileti.Türkçesi: Ertesi gün Elif ve Münir ailenin temsilcisiyle görüşür.
Okunuş: İnnehâ muhâdesetun hâdietun lâkinnehâ mutevettiretun.Türkçesi: Bu sakin ama gergin bir konuşmadır.
Okunuş: Yetehaddesu’r-raculu, ve huve udvun fî ihdâ ekseri âilâti’l-medîneti nufûzen, bi-edebin lâkin bi-hazmin.Türkçesi: Şehrin en etkili ailelerinden birinin üyesi olan adam kibar ama kararlı konuşur.
Okunuş: Hâzihi’l-vesâiku, yekûlu, kad yusâu fehmuhâ.Türkçesi: Bu belgeler, der, yanlış anlaşılabilir.
Okunuş: El-hakîkatu ekseru takîden.Türkçesi: Gerçek daha karmaşık.
Okunuş: Yebkâ Munîrun hâdien.Türkçesi: Münir sakin kalır.
Okunuş: İzen, yekûlu, yumkinuke en teşraha zâlike’t-takîde fi’l-mahkemeti.Türkçesi: O halde, der, o karmaşıklığı mahkemede açıklayabilirsiniz.
Okunuş: Yakubu zâlike samtun kasîrun.Türkçesi: Kısa bir sessizlik olur.
Okunuş: Yazharu vemîdun mine’t-tevetturi alâ vechi’r-raculi.Türkçesi: Adamın yüzünde bir gerginlik belirtisi belirir.
Okunuş: Lâ hâcete ilâ cali hâzâ ekbera mimmâ huve aleyhi, yekûlu.Türkçesi: Bunu olduğundan daha büyük hale getirmeye gerek yok, der.
Okunuş: Yumkinune’t-tevassulu ilâ ittifâkın munâsibin.Türkçesi: Uygun bir anlaşmaya varabiliriz.
Okunuş: El-adâletu leyseti’ttifâkan, tekûlu Elîfu, ve savtuhâ akvâ mimmâ kâne aleyhi fî eyyi vaktin madâ.Türkçesi: Adalet bir anlaşma değildir, der Elif; sesi hiç olmadığı kadar güçlüdür.
Okunuş: Kâne ebî mefkûden erbaîne âmen.Türkçesi: Babam kırk yıl kayıptı.
Okunuş: Hâzâ leyse şeyen yumkinu li’l-mâli en yuslihahû.Türkçesi: Bu, paranın düzeltebileceği bir şey değil.
Okunuş: Yenhedu’r-raculu min dûni kelimetin uhrâ, ve yûmiu bi-edebin, summe yuğâdiru.Türkçesi: Adam başka söz söylemeden ayağa kalkar, kibarca başını sallar ve ayrılır.
Okunuş: Mâ in tahrucu Elîfu hattâ tertecife yedâhâ, lâkinne fî ayneyhâ kuvveten cedîdeten.Türkçesi: Dışarı çıkınca Elif'in elleri titriyordur ama gözlerinde yeni bir güç vardır.
Okunuş: Ahsenti, yekûlu Munîrun bi-fahrin.Türkçesi: İyi yaptın, der Münir gururla.
Okunuş: Hel se-tudğatu’l-âiletu li-kabûli tesviyetin, em se-tezhebu’l-kadıyyetu ile’l-mahkemeti?Türkçesi: Aile uzlaşmaya mı zorlanacak, yoksa dava mahkemeye mi gidecek?
Okunuş: Ve keyfe se-tetefâalu’l-medînetu indemâ tazharu’l-hakîkatu?Türkçesi: Ve gerçek ortaya çıktığında şehir nasıl tepki verecek?
🔊
Hikâye bitti · Şimdi yeniden kur
Dinle ve Hikâyeyi Tamamla
Her Arapça cümleyi farklı bir görevle sen tamamla.