Okunuş: Hattâ in lem tusaddiknâ, tekûlu Lînâ, fe’l-vesâiku tetehaddesu an nefsihâ.Türkçesi: İnanmasa bile, der Lena, belgeler kendi başına yeterince şey anlatır.
Okunuş: Tedûhumâ Munâ ilâ mektebihâ.Türkçesi: Muna onları ofisine davet eder.
Okunuş: Hiye imreetun şâbbetun ve âzimetun, ve fî ayneyhâ fudûlun hazirun.Türkçesi: O, gözlerinde dikkatli bir merak olan genç ve kararlı bir kadındır.
Okunuş: Fî eyyi mevdûin eradtumâ mukâbeletî?Türkçesi: Benimle ne hakkında görüşmek istediniz?
Okunuş: Teselu, ve hiye tuşîru ileyhimâ en teclisâ.Türkçesi: Oturmalarını işaret ederek sorar.
Okunuş: Tebdeu Büşrâ bi-şerhi kulli şeyin.Türkçesi: Büşra her şeyi anlatmaya başlar.
Okunuş: El-burcu, er-risâletu, Ahmed Bey, Elîfu, Munîrun, et-tâhûnetu, el-vesâiku.Türkçesi: Kule, mesaj, Ahmet Bey, Elif, Münir, değirmen, belgeler.
Okunuş: Ve beynemâ tetehaddesu, yeteğayyeru tabîru vechi Munâ.Türkçesi: O konuşurken Muna'nın ifadesi değişir.
Okunuş: Testemiu bi-inâyetin, ve tudavvinu mulâhazâtin min hînin li-âhara.Türkçesi: Dikkatle dinler, ara sıra not alır.
Okunuş: İndemâ tentehî Büşrâ, yesûdu samtun tavîlun.Türkçesi: Büşra bitirdiğinde uzun bir sessizlik olur.
Okunuş: Âiletî, tekûlu Munâ bi-but’in, lem tetehaddes an hâzâ kattu.Türkçesi: Ailem, der Muna yavaşça, bundan hiç bahsetmedi.
Okunuş: Yazharu alâ vechihâ evvelen el-indihâşu, summe’l-ğadabu, summe’l-isrâru.Türkçesi: Yüzü önce şaşkınlık, sonra öfke, sonra kararlılık gösterir.
Okunuş: Hâzâ hakîkiyyun, tekûlu ahîran.Türkçesi: Bu gerçek, der sonunda.
Okunuş: Ve in kâne hâzâ sahîhan, fe-kad tedarrara kesîrun mine’n-nâsi, ve min beynihim âiletî, min hâze’z-zulmi.Türkçesi: Ve eğer doğruysa, kendi ailem dahil birçok insan bu haksızlıktan etkilendi.
Okunuş: Hel se-tusâidînenâ?Türkçesi: Bize yardım edecek misiniz?
Okunuş: Teselu Lînâ.Türkçesi: Lena sorar.
Okunuş: Tenzuru Munâ fi’l-vesâiki li’l-merrati’l-ahîrati, summe terfau resehâ.Türkçesi: Muna belgelere son bir kez bakar, sonra başını kaldırır.
Okunuş: Len usâide fakat, tekûlu.Türkçesi: Sadece yardım etmeyeceğim, der.
Okunuş: Bel se-etevellâ hâzihi’l-kadıyyete.Türkçesi: Bu davayı alacağım.
Okunuş: Bi-sıfatin resmiyyetin.Türkçesi: Resmi olarak.
Okunuş: Tenzuru Büşrâ ve Lînâ ihdâhumâ ile’l-uhrâ, ve teteşârekâni’btisâmeten sağîreten.Türkçesi: Büşra ve Lena küçük bir gülümsemeyi paylaşarak birbirlerine bakar.
Okunuş: Li-evveli merratin, teşurâni enne hâzâ kad yekûnu mumkinan hakkan.Türkçesi: İlk kez bunun gerçekten mümkün olabileceğini hissederler.
Okunuş: Hel se-tetemekkenu Munâ min cami edilletin kâfiyetin li’l-kadıyyeti?Türkçesi: Muna dava için yeterli kanıt toplayabilecek mi?
Okunuş: Ve keyfe se-yekûnu raddu fili’l-âileti indemâ talemu enne muhâmiyeten tedahhalet fi’l-kadıyyeti’l-âne?Türkçesi: Ve artık bir avukatın dahil olduğunu öğrendiklerinde aile nasıl tepki verecek?
🔊
Hikâye bitti · Şimdi yeniden kur
Dinle ve Hikâyeyi Tamamla
Her Arapça cümleyi farklı bir görevle sen tamamla.