Görev: Hikâyeyi oku; kelimelerin anlamını ve okunuşunu incele. Cümle oku, Omurga ve Prensipler ile yapıyı çalış.
Okunuş: Hel kâne’s-sahafiyyu hayyen hakkan tavâle hâze’l-vakti?Türkçesi: Gazeteci gerçekten bunca zaman hayatta mıydı?
Okunuş: Ve’l-âne ba’de en zahara, mâzâ se-yuğayyiru zâlike fî şeni’l-fesâdi’l-kadîmi fi’l-medîneti?Türkçesi: Ve şimdi ortaya çıktığına göre, şehirdeki eski yolsuzluk hakkında neyi değiştirecek?
Okunuş: Yedûhumu’r-raculu’l-musinnu ile’t-tâvileti’l-kadîmeti.Türkçesi: Yaşlı adam onları eski masaya davet eder.
Okunuş: Kânet yedâhu lâ tezâlâni tertecifâni kalîlen ve huve yeshabu kursiyyen, li-yusâide Elîfe ale’l-culûsi.Türkçesi: Elif'in oturmasına yardım ederek bir sandalye çekerken elleri hâlâ hafifçe titriyordu.
Okunuş: Hunâke’l-kesîru mimmâ yecibu şerhuhû, yekûlu, ve savtuhû mutabun lâkinnehû vâdıhun.Türkçesi: Açıklanacak çok şey var, der; sesi yorgun ama nettir.
Okunuş: Fi’l-leyleti’lletî’htefâ fîhâ, kâne fi’l-hakîkati yehrubu.Türkçesi: Kaybolduğu gece aslında kaçıyordu.
Okunuş: Kâne kadi’kteşefe enne ihdâ akve’l-âilâti fi’l-medîneti tehdimu’l-mebâniye’t-târîhiyyete ve tebîu’l-erâdiye sirran.Türkçesi: Şehirdeki en güçlü ailelerden birinin tarihi binaları yıkıp araziyi gizlice sattığını keşfetmişti.
Okunuş: Beynemâ kâne yecmau’l-vesâika, lâhazûhu ve erselû ricâlen verâehû.Türkçesi: Belgeleri toplarken fark edildi ve peşinden adamlar gönderildi.
Okunuş: Zehebtu ile’l-mektebeti tilke’l-leylete, li-etruke’l-vesâika ledâ ceddi Ahmed Bey, yuvaddıhu.Türkçesi: O gece belgeleri Ahmet Bey'in dedesine bırakmak için kütüphaneye gittim, diye açıklar.
Okunuş: Kânû yetbeûnenî.Türkçesi: Beni takip ediyorlardı.
Okunuş: Yemîlu Ahmed Bey ile’l-emâmi.Türkçesi: Ahmet Bey öne eğilir.
Okunuş: Hel râke ceddî?Türkçesi: Dedem seni gördü mü?
Okunuş: Li-lahzatin vâhidetin fakat.Türkçesi: Sadece bir anlığına.
Okunuş: Sarahtu lehû: Ahfihâ, summe herebtu.Türkçesi: Ona sakla diye bağırdım, sonra kaçtım.
Okunuş: Yetevakkafu lahzaten.Türkçesi: Duraksar.
Okunuş: Bade tilke’l-leyleti, lem estetiı’l-avdete ilâ eyyi mekânin ebeden.Türkçesi: O geceden sonra hiçbir yere geri dönemedim.
Okunuş: Kuntu murâkaben.Türkçesi: İzleniyordum.
Okunuş: Fe-li-mâzâ lem tazhar kattu?Türkçesi: Peki neden hiç ortaya çıkmadın?
Okunuş: Yeselu Nâilun.Türkçesi: Nail sorar.
Okunuş: Ve mea murûri es-sinîne...Türkçesi: Yıllar geçtikçe...
Okunuş: Li-enne tilke’l-âilete kânet lâ tezâlu akvâ âiletin fi’l-medîneti, yekûlu’r-raculu’l-musinnu.Türkçesi: Çünkü o aile hâlâ şehirdeki en güçlü aileydi, der yaşlı adam.
Okunuş: Min dûni’l-vesâiki, mâ kâne ehadun li-yusaddikanî.Türkçesi: Belgeler olmadan kimse bana inanmazdı.
Okunuş: Le-kuntu mucerrade sahafiyyin mefkûdin, ev esvee min zâlike.Türkçesi: Sadece kayıp bir gazeteci olurdum, ya da daha kötüsü.
Okunuş: Telmeu aynâ Elîfe.Türkçesi: Elif'in gözleri parlar.
Okunuş: Lâkinne’l-vesâika meanâ’l-âne.Türkçesi: Ama artık belgeler bizde.
Okunuş: Yenzuru’r-raculu’l-musinnu ileyhâ, ve li-evveli merratin yazharu eserun sağîrun mine’l-emeli alâ vechihî.Türkçesi: Yaşlı adam ona bakar ve ilk kez yüzünde küçük bir umut izi belirir.
Okunuş: Naam, yekûlu bi-but’in.Türkçesi: Evet, der yavaşça.
Okunuş: İnnehâ meanâ’l-âne.Türkçesi: Artık onlar bizde.
Okunuş: Tuhricu Nîlun hâtifehâ ve tebdeu bi-tedvîni’l-mulâhazâti.Türkçesi: Nil telefonunu çıkarır ve not almaya başlar.
Okunuş: Mâ kâne ismu hâzihi’l-âileti?Türkçesi: Bu ailenin adı neydi?
Okunuş: Yekûlu’r-raculu’l-musinnu ismen, ismen lâ yezâlu marûfen ve muhteramen fi’l-medîneti.Türkçesi: Yaşlı adam bir isim söyler; şehirde hâlâ bilinen, hâlâ saygı duyulan bir isim.
Okunuş: Yesûdu’s-samtu fi’l-ğurfeti.Türkçesi: Oda sessizleşir.
Okunuş: Beynemâ yufekkiru’l-cemîu fîmâ yanîhi hâzâ, kâneti’r-rîhu fi’l-hârici tuharriku bi-lutfin avârida sakfi’t-tâhûneti’l-meksûrate.Türkçesi: Herkes bunun ne anlama geldiğini düşünürken dışarıda rüzgar, değirmenin çatısındaki kırık kirişleri hafifçe tıkırdatıyordu.
Okunuş: Len yekûne isbâtu hâzâ sehlen, yekûlu Ahmed Bey bi-but’in.Türkçesi: Bunu kanıtlamak kolay olmayacak, der Ahmet Bey yavaşça.
Okunuş: Lâ, yuvâfiku’r-raculu’l-musinnu.Türkçesi: Hayır, diye onaylar yaşlı adam.
Okunuş: Lâkinnî lem aud vahdî.Türkçesi: Ama artık yalnız değilim.
Okunuş: Tumsiku Elîfu bi-yedi ebîhâ.Türkçesi: Elif babasının elini tutar.
Okunuş: Ve ene eydan lestu vahdî, tekûlu.Türkçesi: Ben de değilim, der.
Okunuş: Ve keyfe se-tetesarrafu tilke’l-âiletu’l-kaviyyetu indemâ tazharu’l-hakîkatu?Türkçesi: Ve gerçek ortaya çıktığında o güçlü aile nasıl tepki verecek?
🔊
Hikâye bitti · Şimdi yeniden kur
Dinle ve Hikâyeyi Tamamla
Her Arapça cümleyi farklı bir görevle sen tamamla.