Görev: Hikâyeyi oku; kelimelerin anlamını ve okunuşunu incele. Cümle oku, Omurga ve Prensipler ile yapıyı çalış.
Okunuş: Hel lâ yezâlu ebûhâ alâ kaydi’l-hayâti?Türkçesi: Babası hâlâ hayatta mı?
Okunuş: Ve in kâne ke-zâlike, fe-li-mâzâ lem yazhar kattu münzü erbaîne âmen?Türkçesi: Ve eğer hayattaysa, kırk yıldır neden hiç ortaya çıkmadı?
Okunuş: Yentaliku’l-ferîku fî zâlike’l-yevmi ba’de’z-zuhri, ve hum yekûdûne nahve tarafi’l-medîneti, fî ittıcâhi’t-tâhûneti’l-kadîmeti.Türkçesi: Ekip aynı öğleden sonra yola çıkar; şehrin kenarına, eski değirmen yönüne doğru giderler.
Okunuş: Yehdeu et-tarîku.Türkçesi: Yol sessizleşir.
Okunuş: Tekıllu’l-buyûtu, hattâ lâ yuhîta bihim şeyun sive’l-hukûli ve’l-uşbi’llezî yahiffu fi’r-rîhi.Türkçesi: Evler azalır; sonunda etraflarında rüzgârda hışırdayan tarlalar ve otlardan başka hiçbir şey kalmaz.
Okunuş: Cudrânuhe’l-haceriyyetu muğattâtun bi’t-tuhlubi, ve kadi’nhâra cuzun mine’s-sakfi.Türkçesi: Taş duvarları yosunla kaplıdır ve çatının bir kısmı çökmüştür.
Okunuş: Lâkinnehâ lâ tezâlu kâimeten, bi-inâdin, temâmen ke’l-burci.Türkçesi: Ama hâlâ ayaktadır; inatla, tıpkı kule gibi.
Okunuş: Yûkıfûne’s-seyyârate fî mekânin karîbin.Türkçesi: Arabayı yakına park ederler.
Okunuş: Tekûnu Elîfu evvele men yahrucu, ve aynâhâ musebbetetâni ale’t-tâhûneti.Türkçesi: İlk inen Elif olur; gözleri değirmene sabitlenmiştir.
Okunuş: Yunâdî Nâilun, ve savtuhû yeteraddedu beyne’l-cudrâni’l-haceriyyeti.Türkçesi: Nail seslenir; sesi taş duvarlarda yankılanır.
Okunuş: Lâ yetî cevâbun.Türkçesi: Cevap gelmez.
Okunuş: Yeteveğğalûne eksera fi’d-dâhili.Türkçesi: Daha içeri ilerlerler.
Okunuş: Lâ tezâlu ahcâru’t-tâhûneti’l-kadîmetu kâimeten, muğattâten bi-ğubâri ukûdin tavîletin.Türkçesi: Eski değirmen taşları hâlâ durur; on yılların tozuyla kaplıdır.
Okunuş: Fî ihde’z-zevâyâ tâviletun ve kursiyyun, murattebâni bi-inâyetin, keenne şahsan lâ yezâlu yeîşu hunâke.Türkçesi: Bir köşede bir masa ve sandalye vardır; düzenli yerleştirilmiştir, sanki biri hâlâ orada yaşıyormuş gibi.
Okunuş: Tulâhizu Nîlun şeyen ale’t-tâvileti, şamaten tebdû mustahdemeten hadîsen, ilâ cânibi bidati kutubin.Türkçesi: Nil masanın üzerinde bir şey fark eder; yakın zamanda kullanılmış gibi görünen bir mum ve birkaç kitap.
Okunuş: Şahsun mâ yeîşu hunâ, tehmisu.Türkçesi: Burada biri yaşıyor, diye fısıldar.
Okunuş: Ev kâne yeîşu hunâ.Türkçesi: Ya da eskiden yaşıyordu.
Okunuş: Tekteribu Elîfu mine’t-tâvileti ve tedau esâbiahâ telmisu ehade’l-kutubi.Türkçesi: Elif masaya yaklaşır ve parmaklarının kitaplardan birine dokunmasına izin verir.
Okunuş: Teshabu yedehâ ile’l-halfi, ve hiye tertecifu.Türkçesi: Elini geri çeker; titrer.
Okunuş: Feceten yetî savtun min halfihim.Türkçesi: Birden arkalarından bir ses gelir.
Okunuş: Men hunâke?Türkçesi: Kim var orada?
Okunuş: Yeltefitu el-cemîu.Türkçesi: Herkes döner.
Okunuş: Yahrucu raculun musinnun mine’z-zılâli, zahruhû munhanin, ve şaruhû ebyadu temâmen.Türkçesi: Yaşlı bir adam gölgelerin arasından çıkar; sırtı eğilmiş, saçları tamamen beyazdır.
Okunuş: Aynâhu dayyikatâni, keenne-humâ itâdetâ’z-zalâme münzü senevâtin.Türkçesi: Gözleri kısılmıştır; sanki yıllardır karanlığa alışmış gibidir.
Okunuş: Tahtû hutveten ile’l-emâmi, summe tetevakkafu.Türkçesi: Bir adım öne çıkar, sonra durur.
Okunuş: Yâ ebî?Türkçesi: Baba?
Okunuş: Tehmisu, ve savtuhâ lâ yusmeu illâ bi’l-kâdi.Türkçesi: Fısıldar; sesi zar zor duyulur.
Okunuş: Lâ yeteharraku er-raculu’l-musinnu.Türkçesi: Yaşlı adam hareket etmez.
Okunuş: Li-burhetin tavîletin, yuhaddiku fakat, keennehu lâ yekâdu yusaddiku mâ yerâhu.Türkçesi: Uzun bir an boyunca sadece bakar; sanki gördüğüne tam olarak inanamıyormuş gibi.
Okunuş: Hel enti Elîfu?Türkçesi: Elif?
Okunuş: Yekûlu ahîran, ve savtuhû mutasaddiun.Türkçesi: Sonunda der; sesi çatlamıştır.
Okunuş: Lekad kebirti.Türkçesi: Büyümüşsün.
Okunuş: Tebdeu’d-dumûu bi’s-sukûti min ayney Elîfe.Türkçesi: Elif'in gözlerinden yaşlar dökülmeye başlar.
Okunuş: Tahtû hutveten uhrâ nahvehû.Türkçesi: Ona doğru bir adım daha atar.
Okunuş: Erbaûne âmen, tekûlu, ve savtuhâ yenkesiru.Türkçesi: Kırk yıl, der; sesi kırılır.
Okunuş: Tavâle erbaîne âmen, kuntu etesâelu eyne kunte.Türkçesi: Kırk yıl boyunca nerede olduğunu merak ettim.
Okunuş: Yuhfidu’r-raculu’l-musinnu resehû.Türkçesi: Yaşlı adam başını indirir.
Okunuş: Arifu, yekûlu.Türkçesi: Biliyorum, der.
Okunuş: Ve ene âsifun.Türkçesi: Ve üzgünüm.
Okunuş: Lâkinne himâyeteki kâneti’t-tarîka’l-vahîde.Türkçesi: Ama seni korumak tek yoldu.
Okunuş: Hel kâne’s-sahafiyyu hayyen hakkan tavâle hâze’l-vakti?Türkçesi: Gazeteci gerçekten bunca zaman hayatta mıydı?
Okunuş: Ve’l-âne ba’de en zahara, mâzâ se-yuğayyiru zâlike fî şeni’l-fesâdi’l-kadîmi fi’l-medîneti?Türkçesi: Ve şimdi ortaya çıktığına göre, şehirdeki eski yolsuzluk hakkında neyi değiştirecek?
🔊
Hikâye bitti · Şimdi yeniden kur
Dinle ve Hikâyeyi Tamamla
Her Arapça cümleyi farklı bir görevle sen tamamla.