Görev: Hikâyeyi oku; kelimelerin anlamını ve okunuşunu incele. Cümle oku, Omurga ve Prensipler ile yapıyı çalış.
Okunuş: Hel ahfe's-sahafiyyu'l-vesâika dâhile'l-mektebeti?Türkçesi: Gazeteci belgeleri kütüphanenin içine mi sakladı?
Okunuş: Ve men karaa zâlike'l-cerase fi'l-leyleti'lletî ihtefâ fîhâ?Türkçesi: Ve kaybolduğu gece o kapı zilini kim çaldı?
Okunuş: Yeûdu'l-ferîku ile'l-mektebeti, lâkinnehum hâzihi'l-merrate yenzurûne ilâ kulli şey'in bi-uyûnin muhtelifetin.Türkçesi: Ekip kütüphaneye geri döner ama bu kez her şeye farklı gözlerle bakarlar.
Okunuş: Yetevakkafu's-seyyidu Ahmedu fevra en yerâhum, ve'l-mefâtîhu tetedellâ min yedihî.Türkçesi: Ahmet Bey onları gördüğü anda durur; anahtarlar elinde sallanmaktadır.
Okunuş: Teğayyera şey'un fî vechihî, keennehu lem yeud kâdiran alâ hamli şey'in kâne yahmiluhû münzü zemenin tavîlin cidden.Türkçesi: Yüzünde bir şey değişmiştir; sanki çok uzun zamandır taşıdığı bir şeyi artık taşıyamıyormuş gibi.
Okunuş: İclisû, yekûlu bi-hudûin.Türkçesi: Oturun, der sessizce.
Okunuş: Hunâke şeyun yecibu en uhbirakum bihî.Türkçesi: Size anlatmam gereken bir şey var.
Okunuş: Yeclisu'l-cemîu ile't-tâvileti.Türkçesi: Herkes masada bir yere oturur.
Okunuş: Yelzemu's-seyyidu Ahmedu's-samte li-burhetin, muhaddikan fî yedeyhi fakat.Türkçesi: Ahmet Bey bir süre hiçbir şey söylemez; sadece ellerine bakar.
Okunuş: Ceddî, yebdeu kâilen, kâne sadîkan li-zâlike's-sahafiyyi.Türkçesi: Dedem, diye başlar, o gazetecinin arkadaşıydı.
Okunuş: Sadîkan mukarraben.Türkçesi: Yakın bir arkadaş.
Okunuş: Tebka'l-ğurfetu sâkineten temâmen.Türkçesi: Oda tamamen sessiz kalır.
Okunuş: Kable en yahtafiye's-sahafiyyu, yuvâsilu, terake şey'en hunâ, fi'l-mektebeti.Türkçesi: Gazeteci kaybolmadan önce, diye devam eder, buraya, kütüphaneye bir şey bırakmıştı.
Okunuş: Halfe akdemi raffin, fî mekânin lâ yufekkiru ehadun fi'l-bahsi fîhi.Türkçesi: En eski rafın arkasına, kimsenin bakmayı düşünmeyeceği bir yere.
Okunuş: Yûmiu's-seyyidu Ahmedu bi-resihî.Türkçesi: Ahmet Bey başını sallar.
Okunuş: Naam, kâne yarifu.Türkçesi: Biliyordu.
Okunuş: Ahberanî indemâ kuntu şâbben.Türkçesi: Ben gençken bana söyledi.
Okunuş: Lâkinnehû lem yecru kattu alâ fethihî.Türkçesi: Ama onu açmaya asla cesaret edemedi.
Okunuş: Ve lâ ene eydan.Türkçesi: Ben de edemedim.
Okunuş: Li-senevâtin.Türkçesi: Yıllarca.
Okunuş: Lime lâ?Türkçesi: Neden?
Okunuş: Teselu Büşrâ.Türkçesi: Büşra sorar.
Okunuş: Li-enneke bi-mucerredi en teftehahû, yekûlu's-seyyidu Ahmedu bi-but'in, lâ yeûdu ademu'l-ma'rifeti hıyâran.Türkçesi: Çünkü onu bir kez açtığında, der Ahmet Bey yavaşça, bilmemek artık bir seçenek değildir.
Okunuş: Lâ yucîbu ehadun an zâlike.Türkçesi: Kimse buna cevap vermez.
Okunuş: Mean, yemşûne ilâ akdemi raffin, muğabberin ve mensiyyin ve mahşûrin fî ab'adi zâviyetin mine'l-mektebeti.Türkçesi: Birlikte en eski rafa yürürler; tozlu, unutulmuş, kütüphanenin en uzak köşesine sıkışmış bir rafa.
Okunuş: Yedfau's-seyyidu Ahmedu'r-raffe, ve yuzîhuhû kalîlen ilâ cânibin vâhidin.Türkçesi: Ahmet Bey rafı iter, onu hafifçe bir yana kaydırır.
Okunuş: Halfehû yazharu tecvîfun sağîrun mebniyyun fî dâhili'l-cidâri.Türkçesi: Arkasında duvarın içine yapılmış küçük bir boş oyuk ortaya çıkar.
Okunuş: Fî dâhilihî sundûkun madiniyyun, sadiun lâkinnehû metînun.Türkçesi: İçinde paslı ama sağlam bir metal kutu vardır.
Okunuş: Yerfeuhû Nâilun bi-hazerin ile'l-hârici ve yadauhû ale't-tâvileti.Türkçesi: Nail onu dikkatle çıkarır ve masanın üzerine koyar.
Okunuş: Yenfetihu'l-ğitâu mea sarîrin.Türkçesi: Kapak gıcırdayarak açılır.
Okunuş: Fi'd-dâhili vesâiku ve evrâkun musfarratun ve suverun kadîmetun ve mulâhazâtun mektûbetun bi'l-yedi.Türkçesi: İçinde belgeler, sararmış kâğıtlar, eski fotoğraflar ve el yazısı notlar vardır.
Okunuş: Tervî hâzihî kıssate târîhi'l-medîneti'l-mensiyyi.Türkçesi: Bunlar şehrin unutulmuş tarihinin hikâyesini anlatır.
Okunuş: Ahyâu hudimet, ve mebânin musihat mine's-sicillâti'r-resmiyyeti, ve unâsun ihtefev bi-besâtatin.Türkçesi: Yıkılmış mahalleler, resmî kayıtlardan silinmiş binalar, sadece ortadan kaybolmuş insanlar.
Okunuş: Fi'l-kâi temâmen terkudu risâletun matviyyetun.Türkçesi: En dipte katlanmış bir mektup durur.
Okunuş: Mektûbun aleyhâ kelimetun vâhidetun.Türkçesi: Üzerinde tek bir kelime yazılıdır.
Okunuş: İlâ men yecidu hâzâ.Türkçesi: Bunu kim bulursa ona.
Okunuş: El-hattu murtecifun lâkinnehû lâ yezâlu makrûen.Türkçesi: El yazısı titrektir ama hâlâ okunabilir.
Okunuş: Tebdeu bi'l-kırâeti bi-savtin âlin.Türkçesi: Sesli okumaya başlar.
Okunuş: Yahbisu'l-cemîu enfâsehum.Türkçesi: Herkes nefesini tutar.
Okunuş: Tesifu'r-risâletu mâ hadese fi'l-leyleti'lletî ihtefâ fîhe's-sahafiyyu.Türkçesi: Mektup, gazetecinin kaybolduğu gece ne olduğunu anlatır.
Okunuş: Men kâne yutâriduhû, ve li-mâzâ idturra ile'l-herebi, ve ilâ eyne kâne kad hattata li'z-zehâbi.Türkçesi: Kimin onun peşinde olduğunu, neden kaçmak zorunda kaldığını, nereye gitmeyi planladığını.
Okunuş: Mektûbun fi'r-risâleti ismun, ismun ya'rifuhû kullu men fi'l-ğurfeti, lâkinne ehaden minhum lem yetevakka'hu kattu.Türkçesi: Mektupta bir isim yazılıdır; odadaki herkesin tanıdığı ama hiçbirinin beklemediği bir isim.
Okunuş: Men hâze'ş-şahsu?Türkçesi: Bu kişi kim?
Okunuş: Ve heli'htefe's-sahafiyyu hakkan, em ennehû kâne yahtabiu tavâle'l-vakti fakat?Türkçesi: Ve gazeteci gerçekten kaybolmuş muydu, yoksa başından beri sadece saklanıyor muydu?
🔊
Hikâye bitti · Şimdi yeniden kur
Dinle ve Hikâyeyi Tamamla
Her Arapça cümleyi farklı bir görevle sen tamamla.