Görev: Hikâyeyi oku; kelimelerin anlamını ve okunuşunu incele. Cümle oku, Omurga ve Prensipler ile yapıyı çalış.
Okunuş: Eyne yahtabiu miftâhu burci's-sâati?Türkçesi: Saat kulesinin anahtarı nerede saklı?
Okunuş: Yeûdu'l-ferîku ilâ burci's-sâati, ve hum yenzurûne ileyhi hâzihi'l-merrate bi-dikkatin ekbera min eyyi vaktin madâ.Türkçesi: Ekip saat kulesine geri döner; bu kez ona her zamankinden daha dikkatli bakarlar.
Okunuş: Lâ yezâlu'l-medhalu'r-raîsiyyu mukfelen, lâkinne's-seyyide Ahmede yadau yedehû ale'l-cidâri'l-hâriciyyi.Türkçesi: Ana giriş hâlâ kilitlidir ama Ahmet Bey elini dış duvara koyar.
Okunuş: Dehaltu min hunâ merraten, indemâ kuntu tiflen, yekûlu.Türkçesi: Çocukken buraya bir kez girmiştim, der.
Okunuş: Kânet hunâke fucvetun dayyikatun fi’l-cânibi.Türkçesi: Yan tarafta dar bir boşluk vardı.
Okunuş: Yeşukkûne tarîkahum havle'l-mebnâ.Türkçesi: Binanın etrafından dolaşırlar.
Okunuş: Ve bi'l-fi'li, yûcedu beyne'l-hicârati şakkun dayyikun, lâkinnehû vâsiun bimâ yekfî li't-teselluli minhû.Türkçesi: Gerçekten de taşların arasında bir çatlak vardır; dar ama arasından geçmeye yetecek kadar geniş.
Okunuş: Fi'd-dâhili, el-hevâu bâridun ve tefûhu minhu râihatu'l-afeni.Türkçesi: İçeride hava soğuktur ve küf kokar.
Okunuş: Yensâbu'l-ğubâru abra huzami'd-dav'i'r-refîati'n-nâzileti min nevâfize sağîratin kurbe's-sakfi.Türkçesi: Toz, tavana yakın küçük pencerelerden düşen ince ışık huzmelerinin içinde süzülür.
Okunuş: Yulâhizu Nâilun enne ehade hicârati'l-cidâri yebdû murtehiyen.Türkçesi: Nail duvar taşlarından birinin gevşek göründüğünü fark eder.
Okunuş: Yedfauhû, fe-yeteharraku bi-suhûletin, keennehu kad hurrike merrâtin kesîraten min kablu.Türkçesi: Onu iter ve taş kolayca oynar; sanki daha önce birçok kez hareket ettirilmiş gibi.
Okunuş: Halfehû tecvîfun sağîrun.Türkçesi: Arkasında küçük bir boş oyuk vardır.
Okunuş: Fî dâhilihî yestekırru cihâzu tescîlin kadîmun.Türkçesi: İçinde eski bir kayıt cihazı durur.
Okunuş: Keyfe lâ yezâlu hâze'ş-şey'u ya'melu?Türkçesi: Bu şey nasıl hâlâ çalışıyor?
Okunuş: Teselu Nîlun ve hiye terfeuhû bi-hazerin.Türkçesi: Nil onu dikkatle kaldırırken sorar.
Okunuş: Yefhasu's-seyyidu Ahmedu'l-battâriyyâti, ve tezdâdu melâmihuhû kalakan.Türkçesi: Ahmet Bey pilleri kontrol eder; yüz ifadesi daha endişeli hâle gelir.
Okunuş: İstebdele şahsun mâ hâzihî muahharan, yekûlu.Türkçesi: Birisi bunları yakın zamanda değiştirmiş, der.
Okunuş: Ba'de deviyyi teşvîşin mufâciin, yemleu savtun el-ğurfete, murtecifen lâkinnehû vâdihun bimâ yekfî li-fehmihî.Türkçesi: Bir cızırtı patlamasından sonra odayı bir ses doldurur; titrektir ama anlaşılacak kadar nettir.
Okunuş: Huve savtu's-sahafiyyi'llezî ihtefâ münzü erbaîne âmen.Türkçesi: Bu ses kırk yıl önce kaybolan gazeteciye aittir.
Okunuş: İzâ kuntum testemiûne ilâ hâzâ, yekûlu's-savtu, fe-lâ budde enne'l-vakte'l-munâsibe kad hâne ahîran.Türkçesi: Eğer bunu dinliyorsanız, der ses, doğru zaman sonunda gelmiş olmalı.
Okunuş: Yuvaddihu's-sahafiyyu enne fesâden kâne kad hadese fi'l-medîneti.Türkçesi: Gazeteci şehirde yolsuzluk olduğunu açıklar.
Okunuş: Musihat iddetu mebânin târîhiyyetin amden mine's-sicillâti'r-resmiyyeti, keennehâ lem tûced kattu.Türkçesi: Birçok tarihî bina resmî kayıtlardan bilerek silinmişti; sanki hiç var olmamışlar gibi.
Okunuş: Ahfeytu'l-vesâika, yuvâsilu's-savtu, fî mekânin len yufekkira ehadun fi'l-bahsi fîhi.Türkçesi: Belgeleri, diye devam eder ses, kimsenin bakmayı düşünmeyeceği bir yere sakladım.
Okunuş: Fi'l-mektebeti.Türkçesi: Kütüphanede.
Okunuş: Yenkatıu't-tescîlu feceten.Türkçesi: Kayıt aniden kesilir.
Okunuş: E-hâzâ kullu mâ hunâke?Türkçesi: Hepsi bu mu?
Okunuş: Teselu Büşrâ.Türkçesi: Büşra sorar.
Okunuş: Tuîdu Nîlun et-tescîle ile'l-verâi ve terfeu musteve's-savti.Türkçesi: Nil kaydı geri sarar ve sesi açar.
Okunuş: Kubeyle en yenkatıa, yusmeu savtun âharu fi'l-halfiyyeti, hâfitun lâkin lâ yumkinu'l-hatau fî temyîzihî.Türkçesi: Kayıt kesilmeden hemen önce arka planda başka bir ses vardır; zayıf ama açıkça tanınır.
Okunuş: Cerasu bâbin yerinnu.Türkçesi: Çalan bir kapı zili.
Okunuş: Yenzuru'l-cemîu ba'duhum ilâ ba'din.Türkçesi: Herkes birbirine bakar.
Okunuş: Yeşhabbu vechu's-seyyidi Ahmede.Türkçesi: Ahmet Bey'in yüzü solar.
Okunuş: Zâlike's-savtu, yekûlu bi-hudûin, huve cerasu bâbi'l-mektebeti.Türkçesi: O ses, der sessizce, kütüphanenin kapı zili.
Okunuş: Lem uğayyir zâlike'l-cerase münzü erbaîne âmen.Türkçesi: O zili kırk yıldır değiştirmedim.
Okunuş: Hel ahfe's-sahafiyyu'l-vesâika dâhile'l-mektebeti?Türkçesi: Gazeteci belgeleri kütüphanenin içine mi sakladı?
Okunuş: Ve men karaa zâlike'l-cerase fi'l-leyleti'lletî ihtefâ fîhâ?Türkçesi: Ve kaybolduğu gece o kapı zilini kim çaldı?
🔊
Hikâye bitti · Şimdi yeniden kur
Dinle ve Hikâyeyi Tamamla
Her Arapça cümleyi farklı bir görevle sen tamamla.