← Cümle çalışmalarına dön Çalışma alanı
Okunan kelimeyi metin üzerinde takip et.

A Name from the Past

What did Ahmet Bey know that made his voice change Inside, Ahmet Bey sits at the table and folds his hands, saying nothing his words carefully. This tower, he finally says, has lit up He pauses. that night, someone disappeared from this city.

The room goes quiet. Who? Nail asks. Ahmet Bey gets up and walks to a shelf, pulling out an old, A journalist, he says. He was investigating something about the city, something he was never able to finish.

He was never seen again. He sets the file on the table but doesn't open it. And now the tower is burning again. Büşra looks at the photo, then Something about makes her feel as if We should call Elif Teacher too, Lena says quietly.

Ahmet Bey looks up. he simply studies her, then nods. Yes, he says. You should. No one asks why. Somehow, it doesn't feel like the

Büşra picks up her phone, her fingers hovering over the screen. She wonders, briefly, from all of this. She wonders the message had never arrived. But she doesn't. She calls Elif instead. The phone rings twice before Elif answers, her voice calm, she'd been expecting the call for years minutes.

Can we come by? Büşra asks. It is about the There is a the kind that Elif finally says.

The line goes dead. Büşra lowers the phone slowly, her hands are trembling. She didn't even ask what happened, Nail says. No, Ahmet Bey agrees quietly. She didn't need to. What is Elif Teacher hiding?

And why did she sound as if she had been waiting

Ahmet Bey ne biliyordu da sesi bu kadar aniden değişti? İçeride Ahmet Bey masaya oturur ve ellerini kavuşturur; bir süre hiçbir şey söylemez, sanki kelimelerini dikkatle seçiyormuş gibi. Bu kule, sonunda der, daha önce yalnızca bir kez ışık yakmıştır. Kırk yıl önce. Duraksar. O gecenin sabahında bu şehirden biri kayboldu.

Oda sessizleşir. Kim? Nail sorar. Ahmet Bey ayağa kalkar ve eski, sararmış bir dosya çıkararak bir rafa yürür. Bir gazeteci, der. Şehir hakkında bir şeyler araştırıyordu; asla bitiremediği bir şeyi.

Bir daha görülmedi. Dosyayı masaya koyar ama açmaz. Ve şimdi kule tekrar yanıyor. Büşra fotoğrafa bakar, sonra tekrar ona bakar. Onun konuşma şeklinde bir şey, Büşra'ya sanki bir şeyi eksik bırakıyormuş gibi hissettirir. Elif Öğretmen'i de aramalıyız, der Lena sessizce.

Ahmet Bey başını kaldırıp bakar. Bir anlığına sadece onu dikkatle inceler, sonra başını sallar. Evet, der. Aramalısınız. Kimse neden diye sormaz. Nedense bu henüz doğru soru gibi gelmez.

Büşra telefonunu eline alır; parmakları ekranın üzerinde bekler. Kısa bir an için bütün bunlardan uzaklaşıp gitmenin nasıl hissettireceğini düşünür. Mesaj hiç gelmemiş gibi davranmanın nasıl hissettireceğini düşünür. Ama bunu yapmaz. Onun yerine Elif'i arar. Elif cevap vermeden önce telefon iki kez çalar; sesi sakindir, neredeyse aramayı dakikalardır değil de yıllardır bekliyormuş gibidir.

Uğrayabilir miyiz? Büşra sorar. Eski kuleyle ilgili. Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik olur; kelimelerin söyleyebileceğinden daha fazlasını söyleyen türden. Elbette, sonunda der Elif. Kahveyi hazırlarım.

Hat kapanır. Büşra telefonu yavaşça indirir; ellerinin neden titrediğinden emin değildir. Ne olduğunu sormadı bile, der Nail. Hayır, diye sessizce onaylar Ahmet Bey. Sormasına gerek yoktu. Elif Öğretmen ne saklıyor?

Ve neden başından beri bekliyormuş gibi konuştu?

← Cümle çalışmalarına dön Hikâye 18 quizine geç →