Görev: Hikâyeyi oku, kelimelere tıkla ve anlamlarını öğren. Cümle oku düğmesi okunuşu ve Türkçeyi açarak Arapça seslendirir.
Okunuş: İsteykazat Büşrâ es-sâate's-sâdisete ve erbea aşrete dakîkaten sabâhan, ebkera mine'l-âdeti.Türkçesi: Büşra sabah 6.14'te, normalden daha erken uyandı.
Okunuş: Lem tekun muteekkideten hel semiat savten em şearat bi-şey’in fakat.Türkçesi: Bir ses mi duyduğundan yoksa yalnızca bir şey mi hissettiğinden emin değildi.
Okunuş: Kânet aynâhâ bi'l-kâdi meftûhateyni ve hiye temuddu yedehâ nahve hâtifihâ.Türkçesi: Telefonuna uzanırken gözleri zar zor açıktı.
Okunuş: Kânet beyne'l-işârâti risâletun min rakmin lâ ta’rifuhû.Türkçesi: Bildirimlerin arasında tanımadığı bir numaradan gelen mesaj vardı.
Okunuş: Fetehati'r-risâlete.Türkçesi: Mesajı açtı.
Okunuş: Kâne fîhâ sûratun vâhidetun dabâbiyyetun, ve kâne vâdıhan ennehâ ultukitat leylen.Türkçesi: İçinde tek bir fotoğraf vardı; bulanıktı ve gece çekildiği açıktı.
Okunuş: Lâkinne tafsîlen vâhiden kâne vâdıhan cidden: Burcu's-sâati'l-kadîmu fî vasati'l-medîneti.Türkçesi: Fakat bir ayrıntı çok belirgindi: şehrin ortasındaki eski saat kulesi.
Okunuş: Fî a’le'l-burci kâne dav’un ğarîbun yevmidu fi'z-zalâmi.Türkçesi: Kulenin en tepesinde karanlıkta yanıp sönen garip bir ışık vardı.
Okunuş: Ve tahte's-sûrati kânet cumletun vâhidetun fakat:Türkçesi: Fotoğrafın altında yalnızca tek bir cümle vardı:
Okunuş: Enti vahdeki testetîîne en terey hâzâ.Türkçesi: Bunu yalnızca sen görebilirsin.
Okunuş: Haddakat Büşrâ fi's-sûrati vakten tavîlen.Türkçesi: Büşra fotoğrafa uzun süre baktı.
Okunuş: Kâne kalbuhâ yenbidu esraa mine'l-âdeti.Türkçesi: Kalbi normalden daha hızlı atıyordu.
Okunuş: Merrat seyyâratun fi'l-hârici, summe âde kullu şey’in ile's-samti.Türkçesi: Dışarıdan bir araba geçti, sonra her şey yeniden sessizliğe döndü.
Okunuş: Vadaati'l-hâtife ale't-tâvileti.Türkçesi: Telefonu masanın üzerine bıraktı.
Okunuş: Summe ehazethû merraten uhrâ.Türkçesi: Sonra onu yeniden eline aldı.
Okunuş: Lem testeti’ en tetevakkafe ani't-tefkîri fi'r-risâleti.Türkçesi: Mesajı düşünmeyi bırakamadı.
Okunuş: Mâzâ lev kâneti'r-risâletu hakîkiyyeten?Türkçesi: Ya mesaj gerçekse?
Okunuş: Ve mâzâ lev kâne şahsun mâ yerâ hakkan şey’en lâ yestetîu ehadun âharu en yerâhu?Türkçesi: Ya biri gerçekten başka hiç kimsenin göremediği bir şeyi görebiliyorsa?
Okunuş: Bedeet tektubu ve tuhâvilu en tecide'l-kelimâti'l-munâsibete, ve temennet lev arafet mâ yahdusu bi'd-dabti.Türkçesi: Doğru kelimeleri bulmaya çalışarak yazmaya başladı ve ne olduğunu tam olarak bilmeyi diledi.